Rektör’ün Fakülte Hastanesinde Yapması Gereken
Yazarlar // 5 Kasım 2020 Perşembe 10:23

Ragıp GÖKER

Safra kesemdeki taşların bana oynadığı oyundan defalarca bahsederek belki sizleri bıktırmış olabilirim ama bunu tedavim sırasında, doktorundan hemşiresine ve yardımcı sağlık personeline kadar herkesten gördüğüm yakın ilgiyi anlatmak ve özellikle kamu hastanelerimizde iyi tedavi hizmetlerine dikkati çekmekti amacım.

Hani sadece bana ilgi gösterildiğini düşünsem.

Tövbe olsun tek kelime yazmazdım.

Babamın tedavisi sırsında onkoloji hastanesinde bütün hastalara gösterilen şefkate yakından tanık olmam bir yana Ocak ayından bu yana gerek Gazi Devlet Hastanesinde ve gerekse Araştırma ve Samsun Tıp Fakültesi Hastanelerinde defalarca şahit oldum.

Her seferinde ‘’sadece bana mı yakın ilgi gösteriliyor acaba?’’ diye düşünmedim değil hani.

Gazeteciyiz ya malum.

Ama zinhar öyle değil.

Misal, Cuma günü OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Genel Cerrahi Servisinde Dr. Öğr Üyesi Oğuzgan Özşay ve Öğr. Gör. Dr. Mehmet Can Aydın yönetimindeki ekip tarafından gerçekleştirilen bir operasyonla, 10 aydan bu yana başıma bela olan taşla ve bunların etkisiyle enfeksiyonla kaplı safra kesesinden kurtulmuş oldum.

Servisin Başasistanından asistan doktorları, hemşireleri ve yardımcı sağlık personelinin her biri, bir an önce sağlığıma kavuşmamı sağlamak adına ellerinden geleni yaptılar.

Çekilmez ve mızmız biri olduğumu biliyorum.

Bana bile katlandılar.

Tek kelime şikayet işitmedim hiç birinden.

Bu arada, servisteki bütün hastalara da aynı duyarlılıkla yaklaştıklarını gördüm ve bundan da son derece mutlu oldum.

Misal, odamın bitişiğindeki odada yatan Mutlu adından 22 yaşında şeker hastası bir genç vardı.

Sık ataklar geçiriyordu.

Şekerinin 800’ü geçtiği hatta bine kadar  ulaştığı söyleniyordu.

Her an alarm halindeydi tüm personel.

Koşturup durdular ben oradayken.

Şekeri düzene girerse karaciğer nakli olacakmış.

Ki;
Doktorumda olan Oğuzhan Özşay yönetimindeki ekip karaciğer nakli yapabilen bir ekipti.

Organ nakli çok az hastanede yapılıyor biliyorsunuz.

Bu bakımdan, OMU Tıp Fakültesi hastanesinde organ nakli yapılıyor olması çok önemli bir kazanımdır.

OMÜ bizim gözbebeğimiz zaten.

Tıp Fakültesi hastanemizde öyle.

Tedavi hizmetinde, reklamı yapılan anlı şanlı hastanelerin çoğuyla yarışır ve bir adım geride kalmaz.

Kalp nakli de yapılabiliyor ki, çok önemli bir sağlık hizmeti olmasına rağmen olağandan sayılıyor artık.

O derece alışıldı buna yani

Gastroenterolojide görev yapan Prof. Dr. Ahmet Bektaş var mesela ki, uzmanlık alanında bu ülkenin en iyilerinden.

Hematolojideki Prof. Dr. Düzgün Özatlı da öyle.

Ki;

Fakültemiz ve dolayısıyla hastanemiz, adını burada sayamadığım çok sayıda bilim insanına sahip.

Gurur duymalıyız bununla.

Fakülte hastanemizin laboratuarları da, başarılarıyla örnek gösteriliyor.

Dedim ya, tedavi hizmetinde fakülte hastanemizin eline su dökülemez.

Yeni Rektörü Prof. Dr. Yavuz Ünal bu bakımdan çok şanslı saymalı kendisini.

Ve fakat.

OMÜ Tıp Fakültesi Hastanesi, sağlık ve tedavi hizmetlerinde ne kadar başarılıysa, otelcilik hizmetinde ise adeta dökülüyor.

Odaları bakımsız.

Üçüncü sınıf otel odaları gibi yani.

Demem o ki:

OMÜ yeni yönetiminin bu alana yatırım yapması durumunda, fakülte hastanesi her alanda daha başarılı olacaktır.