Partiler ve Listeleri
Yazarlar // 21 Şubat 2019 Perşembe 00:44

Ragıp GÖKER

Aday yapılmayan veya listelerde kendisine yer bulamayan siyasetçilerin, son anda parti değiştirmelerini, demokratik olgunlukla karşılamak ne kadar mümkün.

CHP’den aday yapılmayınca AK Parti’ye geçen Milas Belediye Başkanının telefonla görüştüğü sırada ‘Elinizi öpmeye gelmek istiyorum’’ diye talepte bulunduğu,  Cumhurbaşkanı tarafından, profilindeki CHP amblemi hatırlatıldığında, ‘’Büyüksün Reis’im, şeref sözü veriyorum değiştireceğim’’ diye verdiği cevabı ibretle izledik.

Aday yapılmayınca son anda parti değiştiren bir siyasetçinin ‘Şeref’ sözcüğünden ne anladığını anlamak için zihnimi fazla yormak istemiyorum ama aslında şaşkınım.

17 yıldır bu ülkeyi tek başına yönetmesinin yanı sıra, belediyelerin büyük çoğunluğunu elinde bulunduran AK Parti’nin, profilindeki CHP amblemini Cumhurbaşkanı’nın hatırlatması üzerine değiştireceğini söyleyen bir siyasetçiden ne medet umar.

Bire bir uymasa da, benzer bir duruma Samsun’da da tanık oluyoruz.

CHP’den milletvekili aday adayı olmuş, daha düne kadar CHP’nin İlkadım Belediye Başkan adaylığını istemiş ve bu uğurda Ankara yollarında gidip gelmiş bir siyasetçiyi, AK Parti meclis üyeleri listesinin tepesine koymuş.

Belediye başkanlığı isterken, meclis üyeliğine razı olmuş siyasetçinin durumuna üzülmem elbette ama hemşerilerince, ‘’Necattin Demirtaş’ı bölmek istiyor’’ diye suçlanan siyasetçiyi, sadece Kavak doğumlu olma özelliği nedeniyle transfer etmesi de düşündürücüdür.

İlkadım’da Kavaklıların etkili olacağını kabul etmekle birlikte, AK Parti’nin bu hamlesinin seçmenlerin zihnine, ‘’Tarzan zorda galiba’’ diye bir düşünceyi yerleştirmesi kaçınılmaz bir sonuçtur.

Cumhur İttifakı’nın diğer ortağı MHP’de de ortalık toz duman misali.

Listeler açıklandığında, bir eski ilçe başkanının, sosyal medya üzerinden il başkanına yönelttiği suçlamalar, yenilir yutulur cinsten değildi.

Önceki gün yayınlanan, listelerin açıklanacağı tarih olan 19 Şubat için ‘’Bugün çok şeye gebe‘’ başlıklı yazımın mürekkebi kurumadan oldu bütün bunlar.

Partililerin ‘’Sakın yapma’’ şeklindeki uyarılarına rağmen, CHP İlkadım İlçe Başkanı yakın arkadaşını seçilmek için listenin en garantili yerine yazdırdıktan sonra, tepkileri işitmemek için telefonlarını kapatması, son gün olacaklara dair öngörümüzde bizi haklı çıkardı maalesef.

Beş yıl önce de benzer bir durum MHP’de yaşanmıştı.

Üzerinde mutabakata varılan liste, parti binasıyla seçim kurulu arasındaki yolda değişikliğe uğramıştı.

Sık rastlanan durum olmakla birlikte böyle hallere kayıtsız kalamıyorum.

Şehir meclisleri sıradan yerler değildir.

Buralara seçilecek kişiler özellikli olmalı.

Şehri tanıması ve mesleğinde uzmanlaşması aranan şartlardandır ama bir adayda olması gereken en önemli özellik şudur:

Ekonomik bakımdan bağımsız olmalı.

Arkadaşlarından harçlık isteyen, bir dal sigaraya muhtaç biri böyle bir görev için düşünülmemeli bile.

Şehirlerimizi emanet edeceğimiz meclis üyelerinin işi gücü olmalı ki, güç odakları karşısında eğilip, bükülmesinler.

Bilmem anlatabildim mi..!