Parkomattan Sonra Tedes!
Yazarlar // 28 Temmuz 2018 Cumartesi 00:36

Ragıp GÖKER

Samsun'a sürücüler içi TEDES kurulacakmış.

H.HALK Gazetesi, ''kim var bunun arkasında'' diye merak edip araştırmış.

Kim çıksa iyidir.

Tabii ki Yusuf Ziya Yılmaz.

Tıpkı, Parkomat belasına bulaştırıldığımız gibi Büyükşehir Belediyemiz, TEDES tuzağının da içine atmak istemiş bizi.

İşin garibi, Parkomat garabetinden bizi kurtarmasını beklediğimiz Samsun'un Valisi, bu TEDES tuzağını yatırım olarak sunuyor olmasıdır.

Vali'de haklı aslında.

En son KPSS sınavındaki soruların birinden anladığımız üzere, yatırım yok Samsun'da.

Vali de ne yapsın.

TEDES'i yatırım diye sunmak durumunda kalmış.

TEDES olmaz.

Vazgeçin bundan.

Anayasaya aykırı olduğu mahkeme kararıyla tescilli parkomat uygulamasına henüz bir çözüm bulunamamışken TEDES gibi başka bir sorunu Samsun halkına yaşatmayın.

Parkomat uygulaması için ne dedi mahkeme:

’5216 Sayılı Kanunun 7. Maddesinin birinci fıkrasının ‘f’ bendinde belediyelere tanınan yetkiye rağmen, ücretli otopark (parkomat) uygulaması yapılamaz.

Anayasanın125. maddesine de aykırı olan parkomat makineleriyle otopark işletmesi hakkındaki yönetmeliğin iptaline.‘’

Mahkemenin söylemek istediği özetle şudur:
Yollar halkın malıdır.

Halkın malını kiraya verip işletemezsin ve işlettiremezsin.

Bundan para kazanamaz ve kazandıramazsın.

Bu kadar basit aslında.

Parkomat uygulaması kalkınca yollarda kargaşa oluşur diyebilirsiniz.

Mümkündür.

Buna rağmen, parkomatçıların, uygulamanın yasal olduğuna dair iddialarını içeren gazete ilanlarına dair kupürlerinin fotokopilerini görmeye devam mı edeceğiz.

Gözümüzün önünde yaşanan bu garabeti görmezden mi geleceğiz.

O da enteresan bir durum aslında.

Parkomatçılar haklı olduklarını  düşünüyorlarsa neden bunu gazete ilanlarıyla anlatmaya çalışır onu da ben anlayamıyorum.

Haklıysan ve yetkin varsa kes cezayı.

Halkımızda ''şeraitin kestiği parmak acımaz'' düşüncesiyle cezasını öder nasılsa.

Belediyelerin görevlerinden biri elbette otopark yapmak ve bunu halkın kullanımına açmaktır.

Belediyeler üstelik evlerinin altına otopark yapmayan bina sahiplerinden bunun için para da alıyor.

O paralar nereye harcanıyor onu bilemem.

Ama Atakum sahilinde son yıllarda yapılanlar hariç, halkın kullanımına açık otopark yapılmadığını biliyorum.

Bir halk deyimi var biliyorsunuz.

Hem kel, hem fodul olmayacaksın.

Otopark için alınan paraları başka işlere harcadıktan sonra halkın sokağını kiraya vermeyeceksin.

'Beşerdir, şaşar' anlayışıyla bir hata yapıldığını düşünelim ama konu mahkemeye taşınmış ve mahkemede ''hata yapılmış'' diyorsa, o yanlıştan dönülmesini beklemek de bizim hakkımızdır.

Anayasa değişir,  yasalarımız sokaklarda otopark işletmeciliğine izin verir hale gelirse, dilediğiniz sokağa parkomat makinesi koydurun.

Kim ne diyebilir…