Parkomatı Halk Ayakta Tutuyor
Yazarlar // 11 Nisan 2018 Çarşamba 22:30

Ragıp GÖKER

Av. Aslan Bolat’ın İdare Mahkemesinde kazandığı davada parkomat uygulamasının yasal olmadığına dair aldırdığı karar sonrasında, Av. Fatih Karaahmetoğlu’nun, bir vatandaşa gönderilen icra takibini iptal ettirdiğine dair haberlere rağmen, Büyükşehir Belediyesi tarafından ihaleyle oto park işletmeciliği yaptırılan firma tarafından, yol kenarlarına park edilmiş araçlara hala ceza kesiliyor.

Oysa gerek bu sütunlarda ve gerekse H.HALK’ın, hukukçuların görüşüne dayandırarak manşetine taşıdığı haberlerde, parkomat uygulamasının yasal olmadığı defalarca yazılmıştı.

Yasal olmadığı mahkeme kararıyla tespit edilmiş bir uygulama şehrin sokaklarında nasıl hüküm sürüyor?

Bunun iki nedeni var.

Büyükşehir Belediyesinin,  meclisinde aldığı bir kararla, bu konuda ihale açması birinci yanlıştı.

Çünkü sokaklar kamunundur.

Halkın yani.

Anayasamızda yazılı olduğu bilinen, halkın ortak kullanım alanlarını, ticari kazanç sağlamak amacıyla, kullanamayacağı ve de birilerine de kullandırmayacağı bilinmesine rağmen uygulamanın sürdürülmesi kabul edilemez.

Mahkemeler de, parkomat işletmecisinin açtığı icra takibine yapılan itirazı kabul ederken ve bu konuda icra takibi yapılamayacağını hükme bağlarken, verdikleri kararları da anayasadaki bu temel kurala dayandırıyor.

Av. Fatih Karaahmetoğlu’da Yazı İşleri Müdürlerimizden Zekeriya Fırat’a yaptığı açıklamada, bunun için ‘’tüm ilişkiyi reddetsinler’’ diyerek halka çağrıda bulunuyor.

Avukat Karaahmetoğlu şunu diyor kısaca:

‘’Cadde, bulvar veya sokaklardan herhangi birinin kenarına park ettiğiniz aracınıza, parkomat işletmecileri tarafından kesilen ceza nedeniyle icraya verilmiş iseniz, bu borca hangi icra dairesinden takip başlatılmışsa, yedi gün içinde, borcunuz olmadığına dair itirazda bulunun…’’

Zira icra dairlerine yapılan itiraz sonrasında süreç şöyle işliyor:

Borca yapılan itiraz nedeniyle, alacaklı olduğunu iddia eden kişi ya da kuruluşların, alacağını ispat etmek için karşı dava açması gerekiyor ama parkomat uygulamasının anaysa hükmü gereği yasal olmadığı bilindiği için böyle bir dava açılamıyor.

Böylece borç da ortadan kalkıyor.

Ancak bunun da şartı, yukarıda belirtildiği gibi ‘borç olmadığına‘ dair itirazın,  mutlaka takibin açıldığı icra dairesine ve yine mutlaka yedi gün içinde yapılması gerekiyor.

Çünkü borç ödendikten sonra vatandaşlar tarafından, herhangi bir mahkemeye açılmış itirazla ilgili davanın kazanılması ise mümkün olmuyor.

Bir başka husus ise şudur:

Yasalarımız, park cezası dahil, araçlara ceza kesme yetkisini sadece kamu görevlilerine, yani polis ve jandarmaya vermiştir.

Polis ve jandarmanın dışında kimse size ceza kesemez.

Geçen hafta,  yanlış yere park ettiğim aracıma 108 Tl dolayında ceza kesildiğine dair bir bildirim aldım ama o bildirimi polis teşkilatı yapmıştı.

Bildirimi alınca aracımı Atakum’daki bir hastanenin arkasındaki sokağın kaldırımına park ettiğimi hatırladım.

Bir yurttaş olarak, aracımı kaldırıma park edemeyeceğim gibi UKOME tarafından alınmış bir kararla park yasağı konulan yerlere de park edemeyeceğimi bilirim.

Park cezası uygulayan polis memuru haklı olduğu için, o cezayı paşa paşa ödeyeceğim ama parkomat görevlisi olsa da polis ve jandarma dışında kimsenin ceza yazamayacağını da bilirim.

Siz de bilin.

Ve yasal olmayan parkomat ve benzeri uygulamaların ayakta kalmasına yardım etmeyin.