Pandemi Döneminde 14 Mart Tıp Bayramı
Yazarlar // 15 Mart 2021 Pazartesi 08:28

Ragıp GÖKER

Dün günlerden 14 Mart'tı

Türkiye'de 14 Mart, 1827'de Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire'nin kulurlaması sonucu modern tıbbın başladığı tarih olarak kabul edilir ve bu okulun eğitim öğretime başladığı o gün, Tıp Bayramı olarak kutlanır.

14 Mart bu yıla kadar hep coşkuyla kutlanmıştı.

Bu yılın 14 Mart’ı, pandemi nedeniyle sağlık çalışanları için ilk defa buruk bir gün oldu.

Bayram tadında olmasa da, tüm sağlık çalışanları için 14 Mart Tıp Bayramı yine de kutlu olsun.

Şu pandemi belası, doktorundan, hemşiresine ve hatta hastanelerimizde hizmetimizi gören yardımcı sağlık personeline kadar tüm sağlık çalışanlarının ne kadar kıymetli olduklarını bir kez daha hatırlattı bize.

Kıymetleri bilinmeli yani.

Ve fakat.

‘’Kıymetleri biliniyor mu’’ derseniz

Bunu söyleyemem ne yazık ki.

Daha geçen hafta, bir kendini bilmezin sağlık çalışanlarına saldırdığına dair haberle sarsıldık.

Her defasında son olmasını diliyoruz ama doktor hemşire ve diğer sağlık personeline saldırı haberlerinin sonu gelmiyor maalesef.

Bir doktor kolay yetişmiyor oysa.

Hemşire de öyle.

Birinci derece yakınlarımızın bakımı bizlere bile çoğu zaman zül geliyorken, hastanede altımızı üstümüzü temizleyen yardımcı sağlık personelinin yaptığı bu işin kolay olduğunu mu sanıyorsunuz.

Özellikle yoğun bakımda yatanların bakımını yapmak işlerinin bir parçası belki ama bunu yapmaktan çok mutlu olduklarını sanmıyorum ama o hasta bakıcılara bile saldırıyoruz maalesef.

Kendimizden utanmalıyız ancak, bırakın utanmayı, bu ayıplı eylem nedeniyle kendisini haklı görenler bile var.

Gel de şaşırma.

Vatandaşlar olarak, sağlık çalışanlarının kıymetlerini bilmiyoruz da, devleti yönetenler biliyor mu?

Biliyor diyemem.

Pandeminin başladığı dönemlerde, Cumhurbaşkanı'nın çağrısıyla evlerimizdeki lambaları kapatıp açarak ve balkonlarımızdan alkış tutarak teşekkür ettik hepsine.

Bir hekim olan Sağlık Bakanı, pandemi servislerinde görev yapan doktor ve hemşirelere pandemi tazminatı ödeneceğini söylediğinde buna çok sevindik.

Uygulamada, uzmanlık ve eğitimi düzeyine göre ödeme yapılması ve hatta pandemide görev yapmalarına rağmen yardımcı sağlık personelinin görmezden gelinerek kapsam dışı tutulması gibi aksaklıklar olsa da, sağlıkçılarımıza yapılacak bu ek ödeme haberini bir müjde olarak kabul ettik hepimiz.

Onu bile yüzümüze gözümüze bulaştırdık.

Buna rağmen, devam etmesini bekledik.

Pandemi günümüzde mutasyona uğradı biliyorsunuz.

Adına ''Mutant'' denilen bu yeni tip virüsün daha hızlı bulaştığı ve daha çabuk ölüme yol aştığı biliniyor.

Sağlık Bakanlığı her hafta bir harita yayınlıyor.

Haritadaki iller, mavi, turuncu ve kırmızı renklerle ayrılıyor.

Mavi renkle gösterilenlerin riskli olmadığı, turuncunun  az riskli, Samsun’un da içinde bulunduğu kırmızıyla gösterilen illerin ise çok riskli olduğu belirtiliyor.

Bölgemizdeki illerde hastaneler dolup taştı yine.

Durum, hepimiz için riskli ama sağlık personeli için hepimizden daha riskli.

Buna rağmen yine de canla başla çalışıyor hepsi.

Kıymetleri biliniyor mu peki.

Hiç sanmıyorum.

Özellikle kamu hastanelerindeki sağlık personelinin durumu çok daha kötü.

Sosyal yaşamları yok olduğu gibi gelirleri de düştüğü için moral motivasyonları da çökmüş durumda.

Kamuda çalışan doktor ve hemşirelerin ücretleri performansa göre belirleniyor biliyorsunuz.

Doktor ve hemşire maaşlarının, bakımını üstlendikleri ve tedavisini yaptıkları hasta sayısına göre değişkenlik gösterdiği biliniyor.

Pandemi sürecinde poliklinikler de hasta sayısı azaldığı gibi ameliyatlar da eskisi gibi sıklıkla yapılamıyor.

Doktor ve hemşireler, mesailerini daha çok pandemiyle mücadele için harcıyorlar.

Bu durumda döner sermayeden aldıkları pay da azalıyor haliyle.

Birçok doktor ve hemşirenin ücretleri bir yıl öncesine rağmen yarı yarıya düşmüş durumda.

Pandemi, tazminatları da bir süredir ödenmiyor.

Mutant virüs gemi azıya almışken, pandemi tazminatları neden ödenmez onu da anlamadık.

Hep beraber ''Hakkınız ödenmez'' .dedik.

Ödemedik sahiden.