Oldu Bitti Kaderimiz Olamaz
Yazarlar // 01 Ekim 2019 Salı 21:28

Ragıp GÖKER

Bir vakitler Terme’de termik santral kurmak isteyen Tim Avrasya firmasının sahibi Pamir Tuğlu, “Terme, termik santral kurmak için bu ülkedeki en ideal yerdir” demişti. Buna karşın o zamanlar, ‘’Terme’yi Ağva gibi turistik bir yer yapacağım’’ diyen Şenol Kul adında Belediye Başkanı vardı. Bir de Direnen kadınları. Ki; Biz onlara Beyaz Çemberli’ler demiştik. Terme direndi. Taa uzaklardan. Güney Amerika ülkelerinden getirilecek kömürle çalıştırılacak ama külü tozu Terme’ye kalacak o santrali kurdurmadılar topraklarına. Kendimize haksızlık etmeyelim, Terme halkına biz de biraz yardım ettik. Netice itibariye. O santral yapılmadı. Ama yıllık iznimin bir bölümünü kullanmak amacıyla buralarda bulunmadığım günlerde bomba patladı. Çarşamba’ya adına ‘Biyokütle Enerji Santrali’ denilen bir elektrik santrali kurma planı ortaya çıktı. Firmanın yetkilileri kuracakları tesis için ‘’Termik santral değil, biyokütle enerji santrali’’ deseler de, o santral de, yakılacak metanın çıkaracağı ısı gücüyle çalışacağı için bu bir tür termik santraldir sonuçta. Kömür yakılmayacakmış da, odun, anız vesaire yakılacakmış. Sonuçta bir şey yakılacak ve bunun sonucunda atık madde de oluşacak mı, sen ona bak. Samsun halkının refahını artırmak amacıyla bu topraklara yapılacak yatırımlar için çakılacak her çiviyi sevinçle karşılarız. Ve fakat Çivi, doğru yere çakılmalı. Santral ne kardeşim. Yeterince santralimiz var zaten Biri mobil, biri de Terme’ye kurulamadan gündemden şimdilik düşen termik santral olmak üzere ikisini defettiğimiz belaların yanı sıra, çok sayıda enerji santrali var bu topraklarda. Kimi suyla, kimi doğal gazla çalışıyor ama faaliyetini sürdüren 10 tanesini bir çırpıda sayarım size. İzin dönüşü Samsun’a gelir, gelmez H.HALK’ın manşetinden öğreniyorum ki, Çarşamba’ya kurulacak santralin kararı, Büyükşehir Belediye Meclisinde oldu bittiye getirilen bir oylama biçimiyle alınmış. Buna şaşırmadım aslında. Samsun’u yönetenler, Samsun halkının, kendi kararları konusunda söz söyleme hakkını ne zaman önemsedi de, şimdi önemsesin. ‘’Biz yaparız olur’’ anlayışı yeni değil yani onu demek istiyorum. Ama bu bizim kaderimiz olmamalı. Sahi, AK Parti’de Çevreden Sorumlu Genel Başkan Yardımcıs apoletli bir de milletvekilimiz de vardı bizim değil mi. O ne düşünüyor bu konuda acaba. Dün Yener Cabbar’ın da yazdığı gibi, Çiğdem Karaaslan’ın bu konuda söyleyeceklerini de merak ediyorum.