O Rüşvetçi Memur Mu Suçlu Sadece?
Yazarlar // 30 Aralık 2020 Çarşamba 08:53

Ragıp GÖKER

Nurettin Sözen İSKİ skandalının bedelini, partisi tarafından bir daha aday gösterilmeyerek ödedi.

Ve hatta..

Bir çalışanı olan İSKİ Genel Müdürü Ergün Göknel’in, ihaleye fesat karıştırmak suçundan dolayı zarara uğrattığı kurumuna ödemesi gereken para için bile icra takibine muhatap olmuştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, İSKİ’den de sorumlu olduğu için hesap Sözen’den sorulmuştu yani.

Samsun’daki skandala bakıyorum.

O adam o makama nasıl geldi.

Kimler, aracı oldu.

O kişiye kim ve kimler kefil oldu.

Sudan çıkmış ak kaşık sanki herkes.

Kimse suçu üzerine almak istemiyor.

Suçu işleyen o daire başkanı tutuklandı, tutuklanmasına.

Adam hapse girdi diye konu kapanacak mı?

Bu konu, Terme pirincinin çok su kaldırıyor olması gibi daha çok konuşulacaktır.

Konu, hazır Terme pirincinden açılmışken şunu da söyleyelim.

Rüşvet aldığı iddiasıyla tutuklanan o daire Başkanı, Samsun Büyükşehir Belediyesindeki o göreve Terme Belediyesinden gelmişti.

H.HALK,  Terme Eski Belediye Başkanı Şenol Kul’a ulaşmış.

Kul, Büyükşehir’den ‘’bizi kimse uyarmadı’’ iddiaları üzerine H.HALK’a yaptığı açıklamada, hem Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir’i, hem de Terme Belediye Başkanı Ali Kılıç’ı da uyardığını söylemiş.

Şenol Kul bunun yanı sıra, gazetemize yaptığı açıklamada o daire başkanının Terme’de görev yaptığı sırada adının karıştığı zimmet suçu nedeniyle, Terme Belediye Başkanı Ali Kılıç’tan soruşturma açmasını istediğini de belirtmiş.

Şenol Kul’un söyledikleri bunlarla da sınırlı değil üstelik.

Kul açıklamasına, o daire başkanının henüz Terme Belediyesinde görevliyken, Mustafa Demir’in seçilmesi halinde kendisini Büyükşehir’e isteyebileceğini, zira Demir’in oğlu ile yakın arkadaş olduğuna dair bir şeyler söylediğini de sözlerine eklemiş.

Şenol Kul’un açıklamalarına Ali Kılıç cevap verecek mi bilmiyorum.

Ve hatta.

Mutafa Demir ile o kişiyi Terme’ye gönderen İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş da konuşacak mı onu da bilmiyoruz.

Ama konu kirli.

‘’Demedi’’ demeyin.

Bunun çamuru herkese bulaşır.

Eteklerdeki taşları dökmenin tam zamanıdır.



BU UTANÇ HEPİMİZİN

 

Açlıktan ölen Kübra Bebek utancını henüz üzerimizden atamamışken, Samsun’da 93 yaşında bir teyzemizi de benzer bir durumdan yitirdik.

Bu utanç hepimizin elbette.

Bu da yeni moda bir deyim.

Böylesi hallerde, bu sözü söylüyor ve bir kenara çekiliyoruz.

Suçu üstleniyoruz ya.

Sanıyoruz ki;

Vicdanlarımız temizleniyor.

İçimizde yüzlerce ve hatta binlerce yoksula bakabilecek varlıklı olanlarımız da var ama çoğumuz kıt kanaat geçiniyoruz.

Kazancımız ancak kendi boğazımızı beslemeye yetiyor.

Ya Devlet Baba’ya ne demeli.

Bu şehirde yaklaşık üç kişiden birine yardım edildiği söyleniyor oysa.

Zekiye teyzemizi görmeyen devlet baba o sıralar neredeydi acaba.

Devlete kem söz etmeyiz elbette.

Sözümüz devletin Samsun’daki temsilcilerinedir bu da biline.

Sahi başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere 19 Mayıs Belediyesinin muhterem yöneticileri o sıralar neyle meşguldü acaba.

Cumhuriyetin, ‘Halkçılık İlkesi’ CHP’nin altı okundan birinde yazılı diye bir tarafa itileli çok oldu.

Yeni moda söylem ‘’Sosyal Devlet’’ şimdi...

Günümüzün belediyecilik anlayışına da ‘’Sosyal Belediyecilik’’ adı verildi.

Zekiye teyze yitip giderken her ikisini de göremedik maalesef.