NEVRUZ
Yazarlar // 22 Mart 2017 Çarşamba 08:34

Ragıp GÖKER

Orta Asya’dan, Adriyatik Denizine kadar olan bu coğrafyanın yeni yıl başlangıcıdır Nevruz.
Baharı karşıladığımız her 21 Mart’da Nevruz’u da kutlarız.
Bahar başladığında Rıza Polat Akkoyunlu’nun, başından geçen hazin hikayeyi anlattığı üç bölümden oluşan aşk şiirinin ‘bahar başladı nokta noktam’ diye başlayan ikinci bölümünü dilime pelesenk ederim.
Damarlarımdaki kan, her gördüğüm güzele sevdalandığım ilk gençlik yıllarımdaki gibi deli akmasa da, Nevruz başladığında bana da bir haller oluyor.
Hissediyorum.
Baharla birlikte tazeleniyorum.
‘’Mart murt bilmem, bugün hıdrellez, yarın yaz’’ dese de Çingene, Nevruz bizim bayramımızdır.
Ve fakat
Ne hazindir.
Terör örgütünün de sahiplenmesi ve geçmişte her Nevruz’da provakatif eylemler düzenlemesi nedeniyle bayramımızı coşkuyla kutlayamıyoruz.
Dün gazeteye gelirken Namık Kemal Anadolu Lisesinin bahçesinden yükslen coşkulu tezahüratlara bakınca nevruz ateşi yakıldığını gördüm.
Kimi yerlerde benzer etkinlikler düzenlendi dün.
Oysa Cumhuriyet meydanında devasa bir Nevruz Ateşi yakmalıydık.
Olmadı, bu yılda hak ettiği biçimde kutlayamadık Nevruz’u.
Seneye inşallah.

MELEK YÜZLÜLERİN GÜNÜ

Dün aynı zamanda Dünya Down Sendromu Farkındalık Günüydü.
Melek Yüzlüler’ diye bilinen Down Sendromlu çocuklar özeldir.
Toplumdaki ‘engelli’ tanımlaması gibi yanlış algıya rağmen Down Sendromlu çocukların, normal insanlardan farkları yoktur.
Eksik değildirler asla.
Bir kromozomun fazlalığı nedeniyle aslında bizden fazlalıkları bile vardır.
İkiyüzlü olmadıkları gibi yalan nedir, bilmez onlar.
Sahip olduğu bu iyi özellikler keşke bütün insanlarda bulunsa ne iyi olurdu.

 

TAYFUN TALİPOĞLU
İki yıl önce bir Samsun ziyareti sırasında Şenol Kocatepe, Ahmet Sağır’ın fuar alanındaki Arzum Çay Bahçesine getirdiğinde kendisiyle sohbetimiz olmuştu ama Ben Tayfun Talipoğlu’nu aslında 1990 yılında tanımıştım.

Necmi Hatipoğlu’yla birlikte o yıllarda çalıştığımız Güneş Gazetesi için Yeni Çeltek’teki grizu patlaması sonucu oluşan facianın haberini takip ediyorduk.
Tayfun Talipoğlu da Milliyet ekibiyle birlikte Yeni Çeltek’e gelmişti.
Ve fakat
Biz onu her Türk İnsanı gibi ‘Bam Teli’mize dokunduğu, Anadolu’yu anlattığı ‘Yol Hikayeleri’ nedeniyle tanımış ve sevmiştik.
Dün sabah uyandığımda karım ‘’Tayfun Talipoğlu ölmüş’’ dediğinde Bam Telimin sızladığını hissettim.
Ses vermeyecek artık ‘Bam Teli’miz.
Ne yazık.
Anadolu O’na gönül vermiş bir evladını daha yitirdi.
Başın sağ olsun Anadolu.