Neredesin Samsunspor?
Yazarlar // 26 Eylül 2018 Çarşamba 00:33

Ragıp GÖKER

Samsunspor’un, Diyarabakır’da kupadan elendiği maçın devre arasında TV kanallarının birinde, Neşet Ertaş anılıyordu.

‘’Göğnüm hep seni arıyor, neredesin sen’’ diyordu Bozkır’ın Tezenesi.

Büyük Usta Neşet Ertaş’ı dinlerken o an, ‘’neredesin Samsunspor’’ diye mırıldanmışım..

Futbolda yenmek de var yenilmek de.

Üç topumuz direkten döndü.

Elendik.

O toplar direklere vurup geriye dönmeseydi kazanırdık belki ama sorarım size.

Bu takım keyif veriyor mu.

Bu kadro kurulurken, hangi futbol ulemalarının fikri alındı bilmem ama altı pas çizgisi üzerinde buluştuğu iki toptan birini dışarı, birini de kaleciye nişanlayan bir oyuncuya bağladığınız gol umuduyla kazanmayı ve şampiyon olmayı planlıyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz.

Nerede benim, Samsunspor’um.

Tarihinde ilk kez, dört gol yerken Türkiye’ye, ‘’arkayı Fener’leyin’’ tekerlemesini söyleten takım nereye gitti.

Türkiye kupasında ilk defa elenmiyoruz.

Final de oynadı bu takım.

Final oynadığımız o sezon küme düştük ama ‘’canınız sağolsun, seneye çıkarsınız nasılsa’’ dedik şehir halkı olarak.

Üçüncü Lig’deyiz.

Bu nedenle de kupada 5. turlardan falan başlıyoruz.

‘’Sinemi yaralar, yaroy yaroy’’ diyor ya Bozkır’ın Tezenesi.

Hiçbir takımı küçümsemek istemem ama beni de fena halde yaralıyor bu durum.

Benim takımım, arakayı Fener’lemesin bir daha, ziyanı yok ama Fenerbahçe ile oynasın artık.

Galatasaray, yine bizi yensin, önemi yok.

Trabzon maçlarındaki o tatlı rekabetin hazzını duyalım istiyorum yine.

Süper Lig maçı yazayım istiyorum artık yani.

Çok şey mi istiyorum sizce.