Nasıl Bir Şehirde Yaşıyoruz
Yazarlar // 09 Mart 2017 Perşembe 00:01

Ragıp GÖKER

Canımı sıkan uygulamalar nedeniyle ‘’gideceğim buralardan’’ dediğim anlar oluyorsa da Samsun’u seviyorum.
‘’Tutkuyla bağlıyım’’ desem yeridir.
Ama mutlu değilim.
İyi yönetilmiyor çünkü.
FETÖ’nün merkez üssü yapmışlar şehrimi.
Bu şehirden Pensivanya’daki çiftlik evine gitmek isteyenler için tur bile düzenlenmiş.
Pensilvanya’ya kimlerin gittiği sır olmaktan çıktığı gibi, vatandaşların ‘Ali Dibo’ yöntemiyle el değiştirdikten sonra arsaya dönüşen tarlaları üzerinde dikilen ikiz kulelerin kimleri zengin edeceği de sır değil bu şehirde.
Buna karşın vatandaşın arazisinden bedel ödemeden yol geçiren Büyükşehir Belediyesi, o yolu kapatan vatandaşı ise halka şikayet etmekten çekinmiyor.
Saathane projesi davalık.
Sahil yolu mahkeme duvarına tosladı.
Mahkemelerin durdurma kararı verdikleri, o sivri otel binası ve Lojistik Köy Projesinde mahkeme kararlarının etrafından dolanılarak inşaatlara devam edildi.
‘’Cami yapacağız’’ diyerek en son Atakum Tarım Meslek Lisesini yıktılar.
Mahkeme orada cami yapılmasını uygun bulmayınca, okulun yeniden eğitim ve öğretime açılması gerekirken, binası yıkılan okulun arazisini belediye meclis kararıyla ‘kent parka’ çevirdiler.
Şimdi o karar da davalık.
Bir başka çarpıklığında ‘parkomat’ uygulamasında sürdüğünü görüyoruz.
Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, Büyükşehir Belediye Meclisinde alınan kararla başlatılan parkotmat uygulamasının sonlandırılması şeklindeki mahkeme hükmüne rağmen uygulama sürüyor.
Gazeteler bunu duyurunca şehrimdeki en üst makamdaki devlet temsilcisi olan Vali’nin ‘’kararı inceleyeceğim’’ dediği günün üzerinden de yaklaşık iki ay geçti ama parkomatçılar dün de araçların ön camlarına o ceza makbuzlarını bırakıyorlardı.
Kamu kurumu olan şehrin belediyesi yasal olmayan bir uygulamayı sürdürmekte ısrar ediyor ve şehrimde devletin en üst makamını temsil eden valilik buna göz yumuyorsa bu şehirde kamu düzenin sağlamakta da zorlanırız.
Belediyeler de kamu kuruluşudur.
Mahkeme kararlarına önce kamu kuruluşları uymalıdır.
‘’Balık baştan kokar’’ sözü boşuna söylenmemiş.
Kamunun temsilcileri yasaları çiğnerse, vatandaşlardan yasalara uyulması da beklenemez.
Bu da büyük bir tehlikedir.