Muharrem İnce Kılıf Arıyor
Yazarlar // 14 Ağustos 2020 Cuma 00:11

Ragıp GÖKER

Muharrem İnce beklenen açıklamasını yaptı.

Parti kuracağına dair beklentiler vardı biliyorsunuz.

Bugün partisinin adını açıklaması bekleniyordu.

Ve fakat.

‘’Ne kuruyorum’’ dedi.

‘’Ne de kurmuyorum’’

Ya ne dedi:

"Ayrılsam bile CHP'yi kurtarmak için ayrılırım"

Ne demek şimdi bu.

Muharrem Bey, CHP'yi, kendisinden ibaret sanıyor galiba.

Yüzde 50+1’in mümkün olduğunu söylemiş.

Elbette mümkün.

Ve fakat.

Yüzde 50+1’i almanın sadece kendisiyle mümkün olduğunu düşünmek gibi bir yanılgının içinde görüyorum kendisini.

Bu ne kibir böyle..

‘’Madem yüzde 50+1 mümkündü. CHP seni aday yapmıştı. O vakit neden alamadın?’’ diye sormazlar mı adama.

Ki;

Recep Tayyip Erdoğan aldı.

Ve ‘’Adam kazandı’’ diye açıklama yaptı kendisi.

Kılıçdaroğlu’da Millet ittifakı ile gösterdiği başarı sonucu başta İstanbul ve Ankara olmak üzere Büyükşehirlerin çoğunu kazandı.

Kılıçdaroğlu’nu da aynı şekilde tebrik etmesi beklenirdi kendisinden.

Söylediği gibi Türkiye seçeneksiz değildir elbette.

Türkiye seçmenin ezici çoğunluğu sağ partileri seçiyor olsa da, 74 ve 77’de CHP’yi, 99’da DSP’yi birinci parti yaptı.

AK Parti ve Erdoğan rüzgarının en sert estiği dönemlerde de Büyükşehirleri CHP kazandı ama bunu tek başına CHP seçmeni yapmadı.

Millet ittifakını oluşturan partilerin ortak başarısıyla gerçekleşti o seçim başarısı.

Kılıçdaroğlu’nun stratejisi de övgüye değerdi yani.

Muharrem İnce, 4 Eylül’de Sivas’tan yola çıkarak '1000 Günde Memleketi hareketi’ adını verdiği bir kampanya ile Anadolu’yu dolaşacakmış.

Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için nabız yoklayacak yani.

Açıklamasında da daha çok CHP yönetimini suçlamış.

CHP’nin kendisine sahip çıkmadığından yakınmış.

Başlatacağını söylediği harekete kılıf aramış bir anlamda.

Cumhurbaşkanı adayını partiler gösterdiği gibi dileyen herkes bağımsız aday da olabiliyor ancak, bağımsız aday olabilmek için yüz bin imza toplamak gerekiyor.

CHP tabanından o imza çıkmayacaktır diye düşünüyorum.

Ve fakat

Başta Sabah Gazetesi ve A Haber gibi iktidara yakın yayın organlarının İnce hareketine verdikleri desteği göz önünde bulunduracak olursak, yüz bin imzanın toplanabilmesi pekala mümkün.

Ayrıca, bin günlük bir hareketin finansmanı da büyük bir sorun, geri planda bir örgüt gücü olmadan, bu finansmanı sağlamak da imkansıza yakın bir durum gibi.

İnce, bu hareketi başlatacağını söylediğine göre güvendiği bir yer veya yerler de var demek ki.

 

17 Ağustos ve deprem gerçeğimiz

 

Pazartesi günü 17 Ağustos.

Türkiye 21 yıl önce o gün, resmi kayıtlara göre 20 bin dolayında insanın ölümüne ve yaklaşık 17 milyar dolarlık bir ekonomik kayba neden olan deprem gerçeğiyle yüzleşti.

Ki;
Türkiye bir deprem ülkesi olarak bu gerçeği unutmuştu.

17 Ağustos 1999’da o büyük travmayı yaşadık ama deprem gerçeğini önemsediğimizi hala kimse söyleyemez.

TMMOB’ne bağlı İnşaat Mühendisleri Odası dün bütün örgütleriyle ortak bir açıklama yaptı.

Samsun Şube Başkanı Cevat Öncü de, bu açıklamayı yapanlar arasındaydı.

Deprem doğal bir afet biliyorsunuz.

Cevat Öncü’nün dediği gibi de deprem önlenemez belki ama öngörülebilir ve bu doğal afeti en az hasarla atlatabilmek amacıyla önlem alabiliriz.

Başta ülkeyi yönetenler olmak üzere, yerel yönetimler meslek örgütlerinin uyarılarına dikkate almak istemezler ve hatta İnşaat Mühendisleri Odası gibi meslek kuruluşlarını, kendileri için bir ayak bağı olarak görürler.

Samsun Şube Başkanı Cevat Öncü ‘’Biz anayasal bir kuruluş olarak, kamu yararına çalışan bir meslek örgütüyüz’’ diyor ve bu nenle hiçbir yöneticiye ön yargı ile yaklaşmadıklarını ama şehre ihanet noktasına varan uygulamalar nedeniyle yöneticileri uyarmaya devam edeceklerini söylüyor.

Cevat öncü, Samsun için bu türden doğal afetler sırasında alınabilecek önlemleri içeren ‘Deprem Master Planı’ hazırladıklarını ve seçimler öncesine üç büyükşehir belediye başkan adayına verdiklerini de açıkladı.

Öncü, hem bir mimar ve aynı zamanda eski bir Bayındırlık Bakanı olan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir’in aday olduğu sırada bu planı heyecanla karşıladığını ancak, seçimler sonra 1,5 yıl geçmesine rağmen buna dair bir çalışmanın başlatılmadığından yakınıyor.

Samsun halkı ve dahi yöneticileri, Kuzey Anadolu Fayı olarak bilinen ülkemizdeki en aktif deprem kuşağının geçtiği yerde kurulmuş bir şehir olarak hiçbir zaman bu gerçeği unutmamalıdır.

Ama kimin umurunda.