Modası geçmez demekle tarım korunmaz
Yazarlar // 19 Mayıs 2017 Cuma 00:37

Ragıp GÖKER

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Samsun’da düzenlenen tohum dağıtım töreninde ‘’ her şeyin modası geçer, gıdanın ve tarımın modası geçmez’’ demiş.
Doğru söz ama tarım politikaları bunun tam aksini söylüyor maalesef.
Rüştü Bozkurt’tan dinlediğim, ‘sadece tarım yaparak zenginleşen bir ülke yoktur ama tarım olmadan da hiçbir ülke zenginleşemez’ sözünü her fırsatta tekrarlarım. Kalkınmayı sağlamak için olmazsa olmaz uygulamalardan biridir tarım.
‘’Yerli malı yurdun malı, herkes onu kullanmalı’’ özdeyişiyle büyüdük.
Bu sözü söylediğimiz yıllarda tarım ürünleri, yurttaşlarını doyurmaya yeten ülkeydik.
Şimdilerde ise saman bile ithal ediyoruz.
Önceki hafta röportaj yaptığımız MHP Gurup Başkanvekili Erhan Usta’da, tarımda verimliliğin önemine değiniyordu.
Planlamada çalışırken tütün ekim alanlarının kısıtlanması kararını veren ekibin içinde yer aldığını söyleyen Erhan Usta, ‘’sigara üretimine elverişli olmayan tütün ekiminden vazgeçmek o zaman için doğru bir karardı’’ diyor.
Usta, ‘’aralarında Samsunlu tütün üreticilerinin de bulunduğu çiftçilerin sigara üretiminde kullanılabilir tütün yetiştirmek konusunda eğitilmesi gerekiyordu ama daha sonra ülke yönetimini devralan hükümet işin kolayına kaçtı ve tümden tütün üretimini bitirdi’’ demeyi de ihmal etmiyor.
Tütünden geçimini sağlayan bir ailenin ferdi olarak çocukluğumu Aşağıçinik köyünde geçirdim.
Sadece tütün değil her tür sebze ve meyvenin yetişeceği verimli toprakları vardı köyümün.
‘’Adam eksen yetişir’’ yani, o denli verimli olan köyümün topraklarında şu sıralar hiçbir şey ekilmiyor ve bu durum da beni kahrediyor.
Tütün yetiştiricileri çalışkan insanlardı.
Ancak ne yazık ki ‘doğrudan gelir desteği’ adı altında verilen üç beş kuruş devlet yardımı nedeniyle tembelliğe alıştırıldılar.
Çalıştırılmaları ve dolaysıyla üretmeleri zor bundan sonra.
Tarım Bakanı, 800 milyon insan açlıkla mücadele ederken, 8 zengine ait servetin, 3,5 milyar insanın servetine eşit olduğunu da söylemiş. Bakan Çelik ayrıca, dünyanın yarısının servetiyle, 8 kişinin servetinin birbirine eşit olduğunu belirtirken ‘’dünyada üretilen bütün gıdaların yüzde 77’sini, insanlığın yüzde 20’si tüketiyor ya da israf ediyor. Yüzde 80’lik dilime ise yüzde 20 kalıyor. Dünya eşitsizlikler dünyası. Onun için aç karınları doyurmak mümkün ama aç gözlüleri doyurmak mümkün değildir’’ diye de konuşmuş.
Tarım alanlarının tamamını sulanamıyor olsa da ülkemizin su sorunu çekmediğini ve gelecekte de böyle bir sorunu olmayacağını biliyorum ama insanlık susuzluğun neden olduğu açlıkla karşı karşıya kalacak.
Ayrıca 700 milyon dolayında insan da açlık ve susuzluk nedeniyle göç edecek.
Dünyada büyük bir savaş çıkacaksa, bunun nedeni de susuzluk olacak.
Tarım Bakanı, ‘’tarımın modası geçmez’’ demiş.
Bu inançla olsa gerek, Türk tarımı ‘saldım çayıra, Mevla kayıra’ anlayışıyla yönetiliyor nicedir.
Büyük Atatürk, ürettikleriyle ülkeyi besledikleri için, yaklaşık yüz yıl önce ‘’Köylü Milletin Efendisidir’’ demiş ama günümüzde üretmekten vazgeçirilen köylümüze, ‘oyların efendisi’ muamelesi yapılıyor maalesef.