Milli İrade
Yazarlar // 24 Nisan 2018 Salı 20:44

Ragıp GÖKER

Eskisi kadar coşku yaşanmasa da dün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutladık.

Gururla.

Ülkemiz zor günlerden geçiyor.

Bir taraftan ekonomik sorunlarla boğuşurken,  bir taraftan da güney ve doğu sınırlarımızda 30 yıldır süren terörle mücadele ediyoruz.

Ve fakat.

Günümüzde yaşanan sorunlar ne kadar büyük olursa olsun, 1920’nin şartlarıyla kıyası bile mümkün değil.

Sevr gibi bir utanç belgesine imzalamak zorunda kalan ve bu nedenle uğradığı işgal sonucu, Anadolu’nun göbeğindeki küçük bir toprak parçasıyla yetinmek durumunda kalan ulusumuz, Mustafa Kemal’in tarafından Samsun’dan başlatıp, Ankara’da tamamladığı kutlu yürüyüşün sonunda,  yurdun dört bir yanından gelen halkın temsilcilerinin katılımıyla, Büyük Millet Meclisini oluşturmuştu.

Gazi Meclisimiz, Mustafa Kemal ve arkadaşlarının başlattığı kurtuluş savaşının sonunda kazanılan Büyük Zafer’in ardından, temeli halk iradesine dayanan Cumhuriyeti kurmuştu.

Kimi zaman kesintiye uğrasa da, 1950’den itibaren çok partili demokrasiye geçmiş bulunuyoruz.

Ülkemiz 24 Haziran’da erken genel seçime gidiyor.

12 Eylül cuntacılarının dayattığı anti demokratik yasaların birçoğunu değişirdik ama YÖK kanunu ve yüzde 10’luk seçim barajı gibi cunta dönemi yasalarını hala yürürlükte tutuyoruz maalesef.

Ülkeyi kuran CHP, 1999’da baraja takılmıştı.

2002’de baraj altında kalan MHP ise, yeninden baraj sorunu yaşayacağını anlayınca, AK Parti ile Cumhur İttifakını kurmuştu biliyorsunuz.

Bu nedenle 24 Haziran seçimlerinin en rahat partisi MHP olmuştu.

Cumhurbaşkanı adayını henüz açıklamamış CHP ve yeni kurulmuş İYİ Parti’nin ise önümüzdeki seçimde zorlanacağı düşünülmüştü ki, YSK Başkanı’nın ‘’bende bilmiyorum’’ dediği süreçte, İYİ Parti’nin seçime sokulup sokulmayacağı bile henüz belli değildi.

Ancak Kılıçdaroğlu’nun beklenmedik hamlesi, seçim üzerine yapılan bütün hesapları alt üst etti.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun emriyle CHP’den istifa eden 15 milletvekilinin, katılmasıyla, TBMM’de gurup kurma hakkı kazanan İYİ Parti’nin seçimlere katılamama riski ortadan kalkarken, bu hamle,  Meral Akşener’in Cumhurbaşkanlığı adaylığını da kolaylaştırmış oldu.

Bu satıların yazıldığı dakikalara kadar henüz bir gelişme olmamıştı ama Recep Tayyip Erdoğan tarafından muhalefet cephesinde olası bir ittifakın önünü kesmek için, her partinin tek başına seçime katılmasını sağlamak adına, seçim barajını kaldırmak gibi son dakika hamlesi gelir mi bilinmiyor.

Ancak, CHP kurmayları tarafından telaffuz edilen ‘’Sıfır Baraj’’ gibi söylemler, Kılıçdaroğlu’ndan, Demokrat Parti, Saadet Partisi ve İyi Parti’nin de katılımıyla ittifak oluşumuna gitmek gibi yeni bir hamle beklentisini de arttırdı.

1920’nin olağanüstü koşullarında ülkenin kaderini değiştiren Gazi Meclisimizde, 24 Haziran’da yapılacak son seçimle birlikte Milli İrade tam anlamıyla yeniden oluşacak.

Buna gönülden inanıyorum.