Milli Gelirden Payıma Düşen
Yazarlar // 04 Nisan 2017 Salı 00:39

Ragıp GÖKER

Hazine Müsteşarlığın geçen hafta, büyüme rakamlarıyla birlikte kişi başına düşen milli gelir rakamlarını da açıklamış.
Kişi başına gelirimiz 11 bin dolara yaklaşmış.
AK Partinin iktidara geldiği 2002 yılında 3 bin 492 dolar olan kişi başına milli gelir, geçen yıl 10 bin 807 dolara ulaşmış.
Bir emekli olarak o kadar kazanamıyorum ama istatistiklere göre 2002 yılından bu yana cebimize giren para 3’e katlanmış.
Bu da aslında 15 yılda yaklaşık olarak 3 kat zenginleştiğimiz anlamına geliyor.
İstatistik bilimi ‘yanlış rakamların, doğru toplanması’ olarak bilinir.
Döviz kuru nedeniyle geçen yıl biraz kazık yemiş olsak da devlet ‘’Üç kat zenginleştiniz’’ diyorsa buna inanacağız ama benim cüzdanıma o kadar para girmiyor.
AK Parti döneminde milli hasılamız da 230 milyar dolar seviyesinden, 800 milyar dolar seviyesine yükselmiş.
Samsun’u geçin bir kalemde ama Adriyatik’ten, Çin Seddi’ne kadar üretim yapan tek ülkeyiz aslında.
Refah içinde yüzmemiz gerekiyor ama bir türlü orta gelir tuzağından kurtulamıyoruz.
Geçen yıl mesela 2,9 oranında büyümüşüz.
Hükümet bunun başarı olduğunu söylüyor.
Daha az büyüyeceğimiz bekleniyormuş zira.
Ülkemiz en hızlı büyümeyi, bazıları tarafından çok eleştirilen 1923-1950 yılları arasında gerçekleştirmiş.
Dört bir yanın demir ağlarla örüldüğü bu dönemde ülkemiz, 8,1 oranında büyüme gerçekleştirmiş.
Ülkemiz, Demokrat Partinin iktidarda olduğu 1950-1960 yılları arasında da ortalama 6,4 oranında büyürken, Atatürk ve İnönü döneminden sonra en hızlı büyümeyi ise 7,0 büyüme oranıyla, 1975-77 yılları arasında Süleyman Demirel’in Başbakanlığında kurulan birinci milliyetçi cephe (MC) koalisyonu döneminde yakalamış.
İsmet İnönü’nün Başbakan olduğu 1962-65 yılları arasında 5,8 oranında bir büyüme hızına ulaşılmış.
AP’den sonra Özal’lı ANAP hükümetleri döneminde 5,0 oranında büyüyen ülkemiz, DSP- MHP koalisyonunun iktidarda olduğu 1999-2002 yılları arasında 1,4 oranında büyüyerek, dibe vurmuş.
2004 yılında 9,4 oranında büyüme hızı yakalandıysa da, AK Parti iktidarı boyunca dönemsel büyüme oranı 4,7 olarak gerçekleşmiş.
Büyümek, üretmek anlamına geliyor.
AK Parti, seçmenden istikrar için oy istiyor ama büyüme oranını her yıl aynı hızda tutamamış maalesef.
Üretemezsek fakirleşiriz.
Bu durumda istikrardan da söz edemeyiz.