Mehmet Aygün’e Bir ‘BRAVO’
Yazarlar // 1 Nisan 2020 Çarşamba 14:49

Ragıp GÖKER

Önceki gün sosyal medyada paylaşılan bir videoda, Arçelik’in koronayla mücadelenin olmazsa olmazlarından sayılan solunum cihazının üretimine başlamasıyla ilgili prototipin görüntülerini izlerken heyecanlandığım sıradanlarda arayan Aygün Cerrahi Aletler’in sahibi Mehmet Aygün, “Mühendislerimiz Ar-Ge çalışmalarına başladı, yakında solunum cihazı üreteceğiz” dediğinde hem heyecanım arttı, hem de çok gururlandım.

Cerrahi alet üretiminin dünyadaki üç önemli merkezinden birinin Samsun olduğunu söylemeye sanırım artık gerek yok.

Bu sektörde üretim yapan çok sayıda firmamız var.

Sektör, genellikle cerrahi alet yani ameliyatlarda kullanılan malzemeleri üretmek üzerine kurgulanmıştır.

Çünkü, sektörün öncülerinden Bahadır firmasını kuranların geçmişinde silah ustaları vardır.

Çeliğe şekil vermemekte mahirdirler.

Mehmet Aygün de yetiştiği Bahadır Tıbbi Aletler AŞ’nin bünyesinden 32 yıl önce ayrılarak, Aygün Cerrahi Aletler A.Ş adıyla kendi firmasını kurmuştu.

Aygün de Samsun’daki benzerleri gibi 22 yıl boyunca çeliğe şekil vererek cerrahi alet üretti.

Dünkü “Korona üretmenin önemini hatırlattı” başlıklı yazımda belirttiğim gibi, ülkemizdeki hastanelerin yerli cerrahi alet almak konusundaki direncinin kırılmayacağını anlamış olmalı ki, Mehmet Aygün, 10 yıl önce firmasında cerrahi alet üretmekten vazgeçerek, tıbbi cihaz üretimdeye başlamış.

Mehmet Aygün’ün bir ay kadar önce sosyal medyadaki hesabından, doku naklinde kullanılan cihaz ürettiklerine dair paylaşımını gördüğümde, firmasının konsept değiştirdiğini anlayamamıştım doğrusu ancak bu başarısıyla bir Samsunlu olarak gurur gurur da duymuştum.

Dün aradığında, Koronayla mücadele konusunda Samsunlu firmaların neler yapabileceğini öğrenmek istediğimi söylediğimde, bir şey yapamasalar bile buna şaşırmayacağımı çünkü firmalarımızın cerrahi alet üretmek gibi bir yapı üzerine kurulduklarına dair bilgimi aktardığımda, bu soruma “Aygün Cerrahi Aletler olarak yapımızı değiştirdik, 10 yıldır cerrahi alet değil, tıbbi alet üretiyoruz” diye cevap verdi.

Mehmet Aygün önce maske ürettiklerini, çok kısa bir sürede maskeleri Sağlık Bakanlığına vereceklerini söyledi.

Mehmet Aygün, piyasada oluşan spekülasyonları da dikkate aldıklarını ve bu nedenle maskelerin hiç birini piyasadaki perakendecilere vermeyeceklerini de sözlerine eklemeyi ihmal etmedi.

Ve fakat.

Mehmet Aygün’ün söyledikleri arasında beni en çok etkileyen de ventilatör olarak bilinen solunum cihazı üretmeye başlayacaklarında dair aldıkları karar oldu.

Biliyorsunuz korona pandemisinin tedavisi sırasında en çok ihtiyaç duyulan malzemelerden biri de ventilatördür.

Ventilatör, ciğerlere dolan sıvıyı boşaltırken aynı zamanda hava vererek, hastanın daha rahat nefes almasını sağlıyor.

Ventilatör, bu hastalıkla mücadelede en çok ihtiyaç duyulan cihazlardan biridir yani.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından açıklanan verilere göre bu yazının hazırlandığı sırada, test sonuçlarına göre tespit edilen vaka sayısı 10 binin üzerindeydi.

10 bin kadar vakanın  tedavisi sırasında tamamı için solunum cihazı kullanılmıyor belki ama salgında hasta sayısının ne kadar artacağı veya salgının ne zaman önleneceğine dair kesin bir bilgi de yok henüz.

Bu nedenle solunum cihazına önümüzdeki günlerede de ihtiyaç duyurulacağı muhakkak.

Mehmet Aygün, seri üretime başladıktan sonra salgın önlenirse, bu karadan pişmanlık duyup duymayacaklarına dair soruma verdiği cevap ise gözlerimizi yaşartacak özelikteydi.

“Bu kararı, ticari kaygılarla almadık, biz sadece üretmeyi düşünüyoruz. Dört ay önce koronanın pandemiye dönüşeceğini ve bütün dünyayı etkisi  altına alacağını bilmiyorduk, gelecekte başka salgınların olmayacağını da kimse garanti edemez”

Tebrik ediyor ve örneklerin çoğalması dileğiyle “Bravo” diyorum.