Marinaya Toprak Doldurmak
Yazarlar // 29 Mayıs 2020 Cuma 19:37

Ragıp GÖKER

Gereksizdi.

Ve hatta yanlış bir projeydi.

Ki;

Bu sütunlarda marina projesinin gereksiz ve yanlış olduğunu defalarca dile getirdik.

Denizler ve özellikle Karadeniz, ondan ne alırsanız mutlaka geri alır.

Bilinen bir kuraldır ama Samsun Büyükşehir Belediyesinin mühendislerinin bunu dikkate almaması ise akla ziyan bir durum.

Biliyorlardı ve belki de uyarıları dikkate alınmadı.

Kim bilir.

Zira bu şehri yönetenler, mimar ve mühendis görüşlerine hiçbir vakit gereken değeri vermedi ve bu ‘Yaptım oldu’ anlayışı nedeniyle şehrin başı beladan kurtulmuyor.

Örnek mi..

Fener’deki otel ilk akla gelen örnek.

Atakum’da yarım kalan sahil yolu ise bir diğeri.

Pardon sahil düzenlemesi diyecektim.

Sahile yol yapılamaz çünkü.

Büyükşehir de önceden ‘Sahil Yolu’ adını verdiği projenin adını, sahile yol yapılamayacağı gerçeği hatırlatılınca ‘Sahil Düzenlemesi’ diye değiştirmişti.

Proje mahkemeye tosladı.

Daha öncekiler gibi.

Çiftlik AVM’de öyle.

Caddeyi trafiğe kapatmak için Yusuf Ziya Yılmaz  yönetimi, belediyenin parasını oraya gömdü.

Mustafa Demir yönetimi ise yine belediyenin parasını harcayarak, caddeyi trafiğe açtı biliyorsunuz.

Üstelik parasızlık nedeniyle, birçok belediyenin su fiyatlarında indirim yapmak için yarıştığı sırada, Samsun’da su fiyatlarına enflasyonun çok üstünde bir oranda zam yapılmışken oldu bütün bunlar.

Ne yaman çelişki.

Kurupelit’teki Marina Projesi de, ‘Yaptım oldu’ anlayışının bir başka örneğiydi.

Olmayacağı belliydi ama Samsun’da tüyü bitmemiş yetimlerin de hakkı olan milyonlar dökülerek yapıldı.

Karadeniz kendisinden alınanı geri istediği için kum doluyor marinaya.

Yatlar marinaya giremiyor bu nedenle.

Yatlar gelemeyince, marina amatör balıkçı kayıklarına kaldı.

Hazmedilebilir bir durum değil elbete.

Marinayı, yeniden yatlara açabilmek için daha önce defalarca yapıldığı gibi temizlenmesi gerekiyor.

Ama belediyenin bunu yapabilecek kadar parası yok ne yazık ki.

“Marinayı bütünüyle toprak dolduralım” demiş olmalı biri.

Şimdi ciddi ciddi bunun yapılması düşünülüyor.

Marina’yı kurtarmak için bölgede yaşayanlar SAMMARİN adı altında bir dernek bile kurmuşlar.

Dernek Başkan’ı Süleyman Yıldırım, marinanın toprak doldurularak yok edilmesine karşı çıkıyor.

Toprak doldurularak tümden yok etmek yerine kumdan temizlenebileceğine ve marinanın Samsun’a turist çekebileceğine inandığını söyleyen Yıldırım, “Bu düşüncelerimizi aralarında Samsun Valisi Osman Kaymak ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir’in de aralarında bulunduğu  yetkililerin Marina alanında inceleme yaptıkları sırada dile getirdim” diyor.

Büyükşehir görevlileri su şuralar marina alanında sürekli inceleme ve ölçüm yapıyor.

Yöre halkına ve dernek yönetimine herhangi bir tebligat yapılmamış henüz ama baştan yanlış alınan bir kararla yapılmış olsa da Kurupelit’teki marina alanının toprakla doldurulması, bir yanlışı, başka bir yanlışla örtmek gibi olacaktır.

Yazık yani.

 

***

 

Geçmiş olsun Mehmet Hoca

 

Bizim gazetenin yaş aralıkları  60-70 arasındaki gençlerine bir hal oldu.

Önce İsmail Başaran’ın, sonra Yunus Kılıç’ın yorgun kalpleri alarm vermişti.

Ocak ayında da benim taşla dolmuş safra kesemin zehirlediği pankreasımda oluşan pankreatit nedeniyle tedavi görmüş olmamın şakınlığını henüz atlatamamışken, köşe komşum Mehmet Aksoy’un kalbinin de önceki gün alarm verdiğine dair haberle sarsıldık.

Mehmet Hoca bizi korkuttu ama sağlık durumunun iyi olduğuna dair haberlerle teselli buluyoruz şimdi.

Güçlü adamdır dostumuz.

Daha önce yaşadığı sağlık sorunlarını nasıl yendi ise kalbinin verdiği alarm durumunu da kolaylıkla aşacaktır.

Bir an önce aramıza dönmesi dileğimle.

Geçmiş olsun dostum.