Kurdaki Değişimin Hızına Yetişememek
Yazarlar // 20 Kasım 2021 Cumartesi 00:25

Ragıp GÖKER

Ekonomist Mahfi Eğilmez, bir sosyal medya sitesinde yaptığı paylaşımda, ''Kurdaki değişim hızı öyle fazla ki yazıyı yazarken bile birkaç kez değiştirmek zorunda kaldım'' diye yazmış.

Sahiden de öyle.

Birkaç gündür Samsun gündemiyle haşır haşır neşiriz biliyorsunuz ki Samsun'un gündemi de bu aralar hayli yoğun.

Yazı İşleri Müdürümüz Zekeriya Fırat'a ara sıra ''Mönüde ne var'' diye sorarım.

Önceki gün, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir'in, su zammını iptal eden mahkeme kararına uymayacağını anlatan itiraf gibi açıklamasının yanı sıra, Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Levent Kuruoğlu'nun adaylığına engellemek amacıyla yapılan zorbalık ve Yakakent'teki skandalın aynı gün yaşanması nedeniyle şehrin gündemi zengindi biliyorsunuz.

Zekeriya Fırat bu durumda fırsatı kaçırmak istemedi kaçırmadı tabi ''Bugün mönüde ne var diye sormazsın sanırım Abi'' diyerek esprisini yapıştırıverdi.

Samsun gündemi de yoğun yani.

Ve fakat.

Bugün Samsun gündemine dair yazmak yerine, Türkiye'yi yangın yerine çeviren döviz ve altın fiyatlarında durdurulamayan yükselişi yazmak istedim.

Daha çok da altın fiyatları üzerinde duracağım.

Dün Samsun piyasasında çeyrek altın 670 liraydı.

Ki;

Bu fiyat, yazının hazırlandığı sıralarda böyleydi.

Piyasalar kapanırken fiyat ne seviyede olur onu da kestiremiyorum.

Samsun piyasalarında çeyrek altın da, bin 100 liraydı.

Evlenen gençlere ve çocuklarını evlendirmeyi düşünen ailelere geçmiş olsun.

Öyle ya 10 gram bir bilezik olmuş 6 bin 700 lira, tek bilezik de takılmaz bir gelin kıza.

Ayıp olur yani.

Gelinine en az 4 bilezik takmak gerekir ki bu durumda bir ailenin 27 bin lirayı gözden çıkarması gerekecektir.

Halısı, perdesi, mobilyası, beyaz eşyası derken, düğün salonuna para kalmaz.

Eyvah ki ne eyvah.

Ben bunaldım ki düğün yapacak ailelerin durumunu düşünemiyorum bile.

Düğünlere gitmeye de çekinir oldu insanlar.

Bu günlerde düğün davetlerine icabet etmemek için mazeret uyduran uydurana.

Haksız da sayılmazlar ama şimdi düğünlerden kaçanlar, kendi çocukları evlenirken gelen altınlara mukabele dememenin utancıyla baş başa kalıyorlar aslında.

Birkaç yıl önce Kayserili bir babanın, geçmişte altın taktıkları ailelerin, oğlunun düğünlerine gelmediğini, gelseler bile altın getirmediklerini görünce, o kişileri icraya verdiğine dair haberi okuduğumda ne kadar şaşırdığımı hatırlıyorum.

Önümüzdeki günlerde buna dair kavgaların ve dargınlıkları duyarsam artık şaşırmayacağımı da biliyorum.

Bir paylaşım sitesinde yapılan 2002'deki çeyrek altın fiyatıyla 2022 yılındaki çeyrek altın fiyatlarının kıyaslandığını gördüğümde ''Bunu test etmek lazım'' diye de düşündüm.

Kısa bir araştırma yaptım.

Çeyrek altın mesela 2002'de 24 lira değilmiş ama 2001'de 24 liraymış.

Dün Samsun piyasasındaki kuyumcularda çeyrek bin 100 liradan satılıyordu ki bu fiyatta yazının hazırlandığı sıralarda böyleydi.

Bu fiyat kıyaslamasına göre çeyrek altın 20 yılda tam 46 kat artmış yani.

2001'de altının gramı ise 13 lirayken, 52 kat artarak, günümüzde 670 liraya çıkmış.

Dolar ise 2001'de 1 milyon 222 bin liraymış.

Paramızdan 6 sıfır attık biliyorsunuz buna göre bir hesapla doların 2001’de 1 lira 22

kuruştan satıldığını hesap edersek ve bugünkü kurun 11 lira 15 kuruş olduğunu varsayarsak, kurların 20 yıldaki değişiminin ise ancak 9 kat olduğunu anlayabiliyoruz.

20 yıllık süreçteki fiyat artışlarının en masumu bir anlamda dolar olmuş aslında.

Bu arada altın ve dolar artışı böyleyken 2001 yılında 122 lira seviyelerinde hesaplanan asgari ücretin ise 23 kat artarak, 2 bin 825 liraya yükseldiğini gözlemliyoruz.

Son söz:

20 yıllık süreçte dolar baskılanarak artış hızı son yıla kadar yavaşlatılmış ama altın fiyatı en fazla dar ve sabit gelirli vatandaşları ezmiş.