Kudüs İçin
Yazarlar // 17 Mayıs 2018 Perşembe 22:52

Ragıp GÖKER

Kadim şehir Kudüs, Amerikan emperyalizminin, Ortadoğu’daki ileri karakolu konumundaki İsrail’in uyguladığı ‘devlet terörü’ altında inim inim inliyor.

Dünya da bunu timsah gözyaşlarıyla seyrediyor.

Yazıklar olsun.

Kudüs insanlık tarihi boyunca önemli bir şehir olmuştur.

Yahudi’lerin kutsal saydıkları Süleyman mabedi oradadır.
Keza ağlama duvarı da orada olduğu için Yahudi halkı tarafından kutsal bilinir.

Hz. İsa’nın Yahudilerin kışkırtmasıyla çarmıha gerildikleri topraklar da Kudüs’tedir, Kadim Şehir, bu nedenle Hıristiyanlar için de kutsaldır.
Peygamberimiz Miraç’a Kudüs’ten yükseldi.

İlk kıblemizdir Kudüs.

Bizim için de vazgeçilmezdir yani.

Semavi dinlere inananlar, Kudüs’ü yönetmek istemişler, bu amaç için çıkarılan sayısız savaş nedeniyle Kudüs halkı tarih boyunca hep sıkıntı içinde yaşadı.

Haçlı seferleri de bu amaçla düzenlendi zaten.

İngiliz’lerin kışkırttığı Şerif Hüseyin’in ihanetine kadar, yüzyıllar boyunca tarafımızdan yönetilen Kudüs’ün kadım halkı, bizim hâkimiyetimiz altındaki dönemi huzur ve güven içinde geçirdi.

Ne zamanki biz o topraklardan koparıldık.

Kudüs’te kan ve gözyaşı hiç dinmedi.

‘’İhanete uğradık’’ diye, İsrail zulmü altında inleyen Filistin halkına sırtımızı dönemeyiz.

Dönmedik zaten.

Bu konuda en iyi sınavı da Türk solu vermiştir.

46 yıl önce darağacına gönderdiğimiz Deniz Gezmiş ve Yusuf Aslan’ın yanı sıra onlarca Türk genci, Filistin halkıyla omuz omuza vererek İsrail’in uyguladığı devlet terörüne karşı savaşmış, onlarcası Filistin’de canlarını vermiş, kanlarını akıtmışlar.

Dünya’nın başına bela olacağı anlaşılan Donald Trump’ın, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımasın ve Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararının Filistin’in Müslüman halkı tarafından kabul edilmesi beklenemezdi.

Filistin halkı, bu karara direniyor.

Kudüs’ün kutsallığına leke sürülmemesi için canlarını veriyorlar, kanlarını akıtıyorlar.

Müslüman Arap Dünyası ise olup biteni uzaktan seyrediyor.

Bizim dışımızda hiçbir Müslüman ülke halkı samimi değil bilesiniz.

Yenikapı’da büyük bir mitingle İsrail’in devlet terörünü ve ABD’nin akla ve mantığa sığmayan o kararını lanetleyeceğiz.

İsrail Büyükelçisini ‘’şimdilik ülkene geri dön’’ falan diyerek geri gönderdik ama Bolivya, Peru, El Salvador’un yaptığı gibi Büyükelçiliklerimizi tümden kapatmadık henüz.

Halk olarak İsrail’in, Filistin halkına yaptıklarını, ‘devlet terörü’ olarak tanımlıyoruz.

Bu iyi bir şey elbette ancak, Küba ve Bolivya gibi İsrail’i resmen  ‘Terör Devleti’ olarak ilan etmedik ama insanın aklına şu soru da takılmıyor değil hani.

ŞİMDİ DEĞİLSE NE ZAMAN…