Köylü fındıktan zarar ediyor
Yazarlar // 17 Ağustos 2017 Perşembe 14:57

Ragıp GÖKER

Fiskobirlik (Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği) devreden çıkarıldığı günden bu yana fındık piyasasında üreticiler sürekli zarar ediyor.
Ki: devlet tarımı geliştirmek amacıyla kooperatifçiliği teşvik etmiştir.
Kooperatifçiliğin ilk uygulamasının, günümüzün Tarım Kredi Kooperatiflerine benzeyen "memleket sandıkları" ile 1863 yılında başladığına inanılsa da çağdaş kooperatifçiliğin gelişmesi Cumhuriyet döneminde olmuştur.
Atatürk, kooperatifçiliği özendirmek amacıyla bizzat kendisi kooperatif üyesi olmuştur.
Ülkemiz kooperatifçiliği, 1920-1938, 1938-1960 ve 1961 Anayasasının kabul ile birlikte 1961'den günümüze kadar uzanan üç döneme ayrılır.
Devlet kontrolünde kurulduğu için de, hükümetler daime kooperatifleri kontrolleri altında tutmak istemiştir.
Oysa kooperatifler, gelir düzeyi düşük, sermayeleri yetersiz insanları bir araya getirerek, onlara ekonomik güç kazandırırlar.
Kooperatifler, insanlara kendi işinin sahibi olma gibi duygu kazandırdığı gibi,  sorunlarını birlikte çözme imkanı da tanır.
Tarım Kredi Kooperatiflerinin yanı sıra ülkemizde tarımsal alanda faaliyet gösteren birçok tarım satış kooperatifi var.
Fiskobilrik de bunlardan biriydi.
Dünyada fındığının yüzde 70'ini üreten ülkemizde, piyasadaki fiyat dengesinin sağlanmasında uzun yıllar önemli bir işlevi olan Fiskobirlik'i bir dönem yönetenler, hükümetle ters düştüğü için etkisizleştirilince, piyasada denge üreticinin aleyhine bozulmaya başladı.
Fiskobirlik, alım yapabildiği dönemlerde piyasada üretim ve fiyat dengesini sağlayan en önemli kurumdu.
Fiskobirlik'i desteklemeyi bırakan hükümet, bir dönem Toprak Mahsulleri ofisi (TMO) tarafından alım yapılacağını duyursa da, TMO'nun Fiskobirlik kadar etkili olmayacağı anlaşıldı.
Hükümetin Fiskobirlik'e alternatif olarak sunduğu bir başka seçenek olan lisanslı depoculuk sistemi de piyasaların dengesini sağlayamadı.
Bu durumda Avrupalı alıcılar ve onların yerli işbirlikçisi konumundaki bazı tüccarlar, değerinin çok altında fındık toplamaya başladılar.
Termeli bir üretici,  sosyal paylaşım sitelerinin biri aracılığı ile bu yılki üründen nasıl zarar ettiğini duyurmuş.
Giderlerini kalem kalem not alan üretici, 4 bin 186 liraya sattığı 460 kilo fındığı için, 4 bin 850 lira masraf yaptığını ve bu yılki zararının 664 lira zarar olduğunu iddia ediyor.
Bu örnek tek değil üstelik.
Çevremizde Giresun, Ordu, Trabzon'un köylerinde fındık bahçesi olan birçok tanıdığımız var.
Benzer şikayetleri onlardan da dinliyoruz.
''Zarar ediyorlarsa neden topluyorlar'' diyenler çıkabilir.
Üreticilerin tümü zarar etmiyor olabilir ama para kazanamadıkları da kesin.
Aileme ait fındık bahçemiz hiç olmadı ama olsa ben de fındığı dalda bırakmazdım.
Bir kere, ülkenin en önemli tarım ürününe yazık etmek istemem yani.
Ben böyle düşünürken, Türk tarımını yönetenlerin bu ürünümüze gereken önemi göstermemesine de şaşırıyorum.