Konkordato Talepleri
Yazarlar // 02 Ekim 2018 Salı 22:44

Ragıp GÖKER

H.HALK’ın dün birinci sayfasından verdiği haberde, 16 firma konkordato isteğinde bulunduğu bildiriliyordu.

Haberdeki listede adı bulunan ve piyasalar normalken asla zorluk yaşamayacağını düşündüğüm bir firmanın adını görünce şaşırdığımı söylemek isterim önce.

O firmanın sahibi olan iki kardeşten biri de dostumdur.

Utana sıkıla aradım dostumu ki, utanılacak bir durum da yok ortada.

Ne ben ‘’neden?’’ diye sormak amacıyla ararken hicap duymalıyım, nede dostum konkordato talebinde bulunduğunu açıklarken utanmalı.

‘’Kapatıyor musun?’’ diye sordum dostuma.

Zira sözlükler, konkordato isteğini, iflas anlaşması olarak açıklıyor.

Firma, 130 çalışanıyla üretimine devam ediyormuş.

Bunu duyduğuma çok sevindiğimi belirtmek isterim.

Dostumun firması, günümüzde birçok firma gibi tahsilat sorunu nedeniyle ödeme güçlüğü yaşıyormuş.

Parası olan da, bir gün sonra ne olacağını tam olarak kestiremediği için borcunu günündeödemiyor.

Ama alacaklılar beklemiyor.

Özellikle bankalar.

Biniveriyorlar insanın tepesine.

Konkordato, haciz işlemini önlemek için getirilen bir uygulama.

Bir kolaylık yani.

Konkordato talebinde bulunan firmalar, bu talebin mahkemece onaylanması halinde haciz işleminden bir süreliğine kurtuluyor.

Mahkemenin tanıdığı süre boyunca, resmi kurum ve kişi kimden gelirse gelsin firmaya haciz yapılamıyor.

Konkordato, bir firma için batmak değil asla ama sıkıntı olmadığı anlamına da gelmiyor.

Sorun sadece Samsunla da sınırlı değil biliyorsunuz, dövizdeki anormal yükselişin neden olduğu durum nedeniyle ülkemizin birçok köklü kuruluşunun iflas erteleme veya konkordato talebinde bulunduğunu biliyoruz.

Yarın ne olacağını kestirememek ve bu nedenle borçlarını gününde ödememek psikolojik bir neden olarak açıklanabilir belki.

Bunu bir noktaya kadar anlarım.

Ancak, bu durum herkesi etkiliyorsa, bunun sonucunda oluşan duruma da ‘’kriz’’ denir.

Bu kriz, yaşadığımız ilk kriz değil.

Atlatacağız elbette.

Bunun için herkes üzerine düşeni yapacak.

Önce piyasalara güven verilecek.

Ekonomiyi düzeltmesi için Amerikan şirketini danışman olarak atamayı çözüm olarak görmek yanlışına düşmemeliyiz.

Kriz dış kaynaklı görünse de, sorun bizde aslında.

Önce kendimizi düzeltirsek, ekonomimiz de düzelir nasılsa.