Kızlı Erkekli Dansa Yasak
Yazarlar // 07 Aralık 2014 Pazar 00:00

Ragıp GÖKER

Samsun Anadolu Lisesi, bizim kuşağın bildiği şekliyle ‘Kolej’ yani.

Ortaokul çağlarımdaki 45 yıl öncesinin kolejini hatırlarım.

Öğrencilerinin en belirgin özellikleri kılık kıyafetiydi.

İlk önce şapkaları göze çarpardı.

İmrenirdim kolej öğrencilerine, bir o kadar da kıskanırdım galiba.

Oğlum Doğuşcan’ın, o okulu kazanmasına sanki kendim kolejli olmuş kadar sevinmiştim.

Samsun Anadolu Lisesi, yani diğer bir adıyla Maarif Koleji bizim için özeldir.

Bu okulun idarecileri, öğrencileri ve eski mezunları, her yıl okulun kuruluş yıldönümünü kutlarlar.

Dün akşam yapılan bu yılın kutlamaları için okul idaresi izin istemiş.

Bizim İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, programda ‘Kızlı- Erkekli’ dans olduğunu görünce, okul yönetimine “İzin veririz ama bu kızlı- erkekli dans bölümünü programdan çıkarın” demiş.

“Her kuşun eti yenmez” denir ya. Kolej öğrencileri “Olmaz öyle bir şey” diyerek kazan kaldırınca,  Milli Eğitim’dekiler anlamışlar ki, rezalet çıkacak “Bildiğiniz gibi yapın” demek zorunda kalmışlar sonunda.

Nümayiş olacağından korkulduğu için Çevik Kuvvet Polisi bile gelmiş okulun önüne.

Milli Eğitim’deki yetkilileri doğru düşünmeye zorladıkları için kolejli çocuklara “Helal olsun” diyesim var da.

Bizim İlkadım Milli Eğitim Müdürlüğünün karar vericilerine sorarım.

“Efendiler, bunlar çocuk, ne sakınca var, kızlı –erkekli dans ederek eğlenmelerinde”

Ama bu yasakçı anlayış beni şaşırtmadı doğrusu.

Daha hafızalarımızdaki yöreni koruyor.

“Kızlı-erkekli horon oynamak günah” diye fetva veren müftüsü var bu şehrin.

Biliyorsunuz İffetsizliğin gözden, kulaktan, elden başladığını belirten o müftü "Bir sınır yoksa hiçbir sınır yoktur. 18 yaşındakinin zinasına karşı çıkamıyorsanız, 7 aylık bebeğe tecavüze karşı çıkmak timsahın gözyaşlarıdır. Şehvet öyle bir şeydir ki, sınırda durmazsanız, duracağınız hiçbir yer yoktur” sözü ile tüm ülkeyi şaşkına çevirmişti.

Ama ben hiç şaşırmamıştım

Kızlı erkekli dansa yasak koymak isteyenlere de bu sebepten hiç şaşırmadım. Şaşırmadım çünkü bu şehirde milli eğitme pazardan kavun seçer gibi yönetici seçildiği iddia ediliyor.

Şaşırmadım zira 2014 yılında Milli Eğitime ve okullara yönetici ararken yapılan sınavda “2007 yılında yapılan Cannes film festivalinde ödül alan filmin senaryosunu kim yazdı?” diye sorulduğu ileri sürülüyor ve bu yalanlanmıyorsa.

Bu memlekette “Sırf bizim adamımız olsun” anlayışıyla yönetici seçildiği içindir, bir okulun kuruluş yıl dönümündeki eğlencede kızlı-erkekli dansa yasak koymak isteyen kafaya şaşırmamayı da öğrettiler bana.