Kişisel Silahlanmanın Tehlikeleri
Yazarlar // 13 Kasım 2021 Cumartesi 11:16

Ragıp GÖKER

Ankaralı Mimar Başak Cengiz'in, eğitim için geldiği İstanbul'da Can Göktuğ Boz adlı biri tarafından samuray kılıcıyla öldürülmesi, kişisel silahlanmanın ve de özellikle bunun internet siteleri üzerinden kolaylıkla yapılıyor olmasının ne gibi felaketlere yol açtığını bir kere daha gösterdi.

Geçen yıla kadar internet üzerinden pompalı tüfeklerde kolayca alınıyordu.

İçişleri Bakanlığı geçen yıl internet üzerinden pompalı tüfek satışına yasak getirdi ama yılar boyu alan aldı, satan da sattı.

Başak Cengiz'i vahşice katleden caninin de samuray kılıcını internetten aldığı anlaşıldı.

Alında 1953 yılında çıkarılan ve 1979 yılında yeni bir düzenleme getirilen 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanunu gereği ateşli silahların yanı sıra, bıçak gibi kesici, yaralayıcı ve hatta ölüme neden olan silahların alım ve satımı yasaklanmış.

Her tür yasağı delmekle mahir olan bizler, bu yasağı da bir şekilde delmeyi başarmışız.

''Minareyi çalan kılıfını da uyduruyor'' denildiği gibi yani.

Samuray kılıcı da internet üzerinden ''Hediye edeceğim'' diyerek bir kılıf uyduruluyor ve böylece satın alınıyor.

Fiyatı da 849 lira.

Genç mimarımızı katleden caninin evinde birden fazla kılıç bulunmuş.

Evde kılıç bulundurmak ne türden zevkse!

Buna zevk denmez aslında.

Bu olsa olsa sapkınlıktır.

İnternet üzerinden yıllarca pompalı tüfek satıldı.

Bu türden silahlarla sokak ortasında insanlar öldürüldü.

Devlet en sonunda bu silahların internet üzerinden satışına yasak getirdi.

Ve fakat.

Bu silahların ne kadarı kayıt altına alındı bilmiyorum.

Aslında sorulması gereken soru şu:

İnsanlar neden silahlanır?

Bir silah süs eşyası olarak alınmayacaktır.

Birine zarar vermek amacıyla alınır ancak silah.

Ki;

Bir insana zarar vermenin nedeni de kin ve nefret gibi bir duygunun oluşmasıyla ilgilidir ancak.

Sait Faik Abasıyanık, “Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey.” demiş.

Ne de güzel söylemiş.

Çok mu zor bir insanı sevmek?

''Yaratılanı severim, yaratandan ötürü'' de deriz.

Üstelik bunu siyasi nutuklarda da söyleriz.

Ama bir taraftan da her gün rakiplerimize saldırırız.

Hal böyleyken toplumu kutuplaştırdığımızın farkına varamayız.

Siyaseten bizim gibi düşünmeyenler düşmanımız değil oysa.

Sadece rakibimiz.

Siyasi söylemlerimizin kişisel silahlanmayla ilgisi yok elbette ama fena halde gerildik.

Sevgisiz bir toplum olduk.

Oysa ne güzel söylemiş Yunus Emre:

Gelin tanış olalım, işin kolayın tutalım/ Sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz.