Kimse İşini Kaybetmesin
Yazarlar // 29 Mart 2020 Pazar 19:27

Ragıp GÖKER

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın başkanlığında toplanan bilim kurulunun önerilerine dayanarak, korona virüsünün daha fazla yayılmasını engellemek amacıyla önceki gece, yeni önlem paketini açıkladı.

Buna göre, hafta sonları sahiller, piknik ve ören yerlerinde piknik ve spor yapmak gibi insanların toplu olarak bulunabileceği oluşumlar engellenecek.

Sahiller ve piknik alanları bir anlamda kapatılmış oldu.

Sadece Pazar günleri de değil üstelik, bu gibi yerlerde insanların hafta içersinde de toplu halde bir arada olmaları engellenecek.

Şehirlerarası yolculuk edebilmek için de valiliklerden izin almak gerekecek.

Doğru bir karar elbette.

Zira bu lanet virüs, çok hızlı yayılıyor.

“Bana bulaşmaz” demeyin sakın.

Herkese bulaşıyor.

Zengin, yoksul ayrımı yapmadığı gibi makam ve mevki ayrımı da yapmıyor.

Monako Prensinden sonra İngilizlerin Veliaht Prensi Charles’a bile bulaşmış.

Virüsün son olarak İngiltere Başbakanı ve Sağlık Bakanına da bulaştığını öğrendik.

Çok demokrat bir virüsle karşı karşıyayız.

Şaka bir yana.

Tehlike büyük.

Uyarıları dikkate alalım.

#EvdekalTürkiye# heşteki ile başlatılan kampanya, bugünlerde #Hayatevesığar# mottosoyla devam ediyor.

Özellikle çalışanlar için evde vakit geçirmek zordur elbette ancak ne kadar zor olursa olsun sağlığımız için buna katlanacağız.

Önlemler yerindedir.

Ve de doğrudur.

Ve fakat.

Yeterli midir..

Görecelidir.

Bu konudaki görüşler farklı olabilir yani.

Ama şu bir gerçek ki, virüs insanların toplu halde bulundukları yerlerde bulaşıyor ve hızla yayılıyor.

Toplu olarak bulunulan kahvehaneler, kafeterya, lokanta ve AVM’ler gibi yerler ilk kapanan mekanlar oldu zaten.

Ama fabrika ve atölye gibi işyerleri de risk oluşturuyor.

Önceki gece TV’deki açık oturumda o profesörün “Samsun’daki Süper Bulaştırıcı” şeklinde ağzından kaçırdığı gibi, toplu olarak çalışılan işyerlerinde virüsün yayılma riski de çok yüksek.

Kafeleri, lokantaları ve kahvehaneleri kapattık ama fabrikaları kapatmayı göze alamıyoruz.

Merzifon’da faaliyet gösteren bir işletme sahibini aradığımda “Çalışıyor musunuz?” diye sormuştum.

Ellerindeki siparişleri tamamladıktan sonra üretime bir süre ara vereceklerini söylemişti dostum.

Üretime ara vermek sanayiciler için zor bir karar olmalı ki çalışan sayısı birçoğunda 50 kişiden başlıyor ki, binlerce işçi çalıştıran işletmeler de var.

Cumhurbaşkanı önceki akşam yeni önlem paketini açıklarken “Kimse batmayacak, kimsenin işini kaybetmesine izin vermeyeceğiz” demesi sevindiricidir ve bir o kadar da umut vericidir.

Ama biliyoruz ki, insanların işini ve aşını kaybetme gibi büyük bir tehlike kapımızdadır.

İnsanların hayatını kaybetmesinden daha büyük bir tehlike yok elbette ancak, ekonomik istikrarı korumak da önemlidir.

Virüsün yayılmasını önleyerek bu belayı def edeceğimize inanmamakla birlikte buna karşın Allah korusun yayılmayı önleyemezsek tüm işletmeleri kapatmak gibi bir önlemi de düşünecektir yöneticilerimiz.

Çünkü, hastalanan bir kişi kontrol altın kontrol alınıyor ve izole ediliyor ama o profesörün dediği gibi hastalığı taşıyanlar daha çok tehlikeli oluyor.

İşletmelerin tümünü kapatmak gibi bir kararı almak da hiç kolay değil elbette.

Kafeteryaları, lokantaları ve AVM’leri kapattık ama çok sayıda insan evine ekmek götüremez hale geldi.

Fabrikaları kapatırsak, bundan daha fazla insan gelirden yoksun kalacak.

Açıklanan ekonomik önlem paketlerinin bunu karşılayacak ölçüde olmadığı da anlaşılıyor.

Bu kötü günler de geçecek elbette.

Allah yardımcımız olsun.