Kılıçdaroğlu ve Felsefi Derinlik
Yazarlar // 15 Eylül 2018 Cumartesi 18:46

Ragıp GÖKER

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin kuruluş yıldönümü nedeniyle il başkanlarıyla yaptığı toplantıda konuşurken, kurultay tartışmalarına atıfta bulunarak, ‘’bana felsefi bir derinlik gösterin, bırakın kurultay yapmayı, yarın sabah bırakır giderim’’ demiş.

15’ler olayında felsefi bir derinlik olduğunu kabul ederim.

Kılıçdaroğlu’nun felsefi derinlikten kastı, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun, çatı aday gösterilmesiyse, o tam bir fiyasko.

Baykal’ın yaptığı gibi bir taraftan Nur Serter’i partiye davet ederken, bir taraftan çarşaflı kadınlara mecliste rozet takmasını taklit edercesine, Mehmet Bekaroğlu ve Aytun Çıray gibi isimleri partiye davet ederken, Barış Yarkadaş gibilerini partiden uzaklaştırmaksa felsefi derinlik.

Kusura bakmayın.

O politikada felsefi derinlik aranmaz, o iş tam anlamıyla işin kolayına kaçmaktır.

Kılıçdaroğlu Erdoğanlı ve Erdoğan’sız, AK Parti karşısında girdiği bütün seçimlerde yenildi.

Bu duruma felsefi bir açıklama getirildi mi?

Ben işitmedim.

Sosyal demokrasi, başlı başına felsefi bir akımdır zaten.

CHP için ‘’solcu değil’’ diyemeyiz elbette ama son yıllarda uyguladığı politikaların ‘sol’ olduğunu söyleyebilir miyiz?

Ecevitli CHP solcuydu ama.

O CHP’nin politikalarında felsefi bir derinlik vardı.

Başarılı olamadıklarını kabul ederim ama ‘Toprak Reformu’ girişimi solculuktu.

‘’Toprak işleyenin, su kullananın’’ dedi CHP.

Köylülerin oyu CHP’ye aktı.

1973 ve 1977’de şehirlerin varoşlarında yaşayanlar, sandıklarda mührü CHP’ye vururken, ‘’Ne ezilen, ne ezen, insanca hakça bir düzen’’ şeklindeki CHP’nin sloganından etkilenmişlerdi.

Siyasette felsefi derinlik arıyorsanız, işte budur.

CHP’nin ‘Karaoğlan Efsanesini’ yarattığı yılların üzerinden 40 yıldan fazla süre geçti.

Böyle bir politika üretildi mi?

Türkiye, nicedir yangın yeri.

Doların ateşini düşürmek için Merkez Bankası, faizleri yüzde 24’e çekti.

Bu faiz politikasıyla işdünyası nasıl kredi kullanacak.

İşinsanları mutlu değil.

CHP seçmenin de mutlu olduğunu söyleyemez kimse.

Üst üste gelen seçim yenilgileri nedeniyle umutlar da tükeniyor.

Dahası gençler partiden uzaklaşıyor.

‘’Felsefi derinlik’’ mi demiştiniz.

‘’Koltuğa yapıştım’’ desenize şuna