Kayseri'de Yine Ciğerimiz Yandı
Yazarlar // 18 Aralık 2016 Pazar 10:31

Ragıp GÖKER

Son olmasını dilediğimiz Beşiktaş saldırısında şehit edilen 44 vatan evladı için 7 mevlidi bile yapamamışken henüz, dün sabah Kayseri’de çarşı iznine çıkan askerlerimiz havaya uçuruldu.
Yazının hazırlandığı sırada kalleşçe saldırı da13 askerimiz daha şehit edildi, 40’ın üzerinde de yaralımız var.
Sivil giyimliydi askerlerimiz.

Silahları olmadığı için de savunmasızdılar yani.
Bir kere daha kahrolduk.
Bu lanet duruma alışmak istemiyoruz.
Ama maalesef alışıyoruz galiba.
Hükümet yas ilan ediyor.
Televizyonlar, evlik gibi eğlence programlarına bile bir gün süreyle ara falan veriyor ama bütün bunlara rağmen alışıyoruz.
Bir gün sonra hepimiz için yine ‘lay lay lom’ başlıyor ne yazık ki.
Hükümet adına ilk açıklamayı Kahramanmaraş’ta bulunan Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak yaparken, bir meslektaşım, olayla ilgili detay öğrenmek yerine Halep’teki durumu soruyordu.
Halep’te bir dram yaşanıyor.
Daha doğrusu bir insanlık suçu işleniyor.
Ve bunu müslüman, müslümana yapıyor.
Suriye’de birbirini boğazlayanlar, aynı dine inanıyorlar.
Peygamberleri de aynı ve hatta aynı kutsal kitabın, yani Kuran’ın emirlerine inandıklarını söylüyorlar ama ibadet etme biçimleri farklı olduğu için ölüyorlar.
Ve burunlarının dibindeki İsrail’de bu duruma bir yerleriyle gülüyor haliyle.
Emperyalistler, yaklaşık 40 yıl önce provayı bizde yaptılar aslında.
Bu oyun şimdilerde de tezgâhlanmak isteniyor ama aynı tuzağa düşmeyeceğiz.
Bunun kardeşi kardeşe kırdırmak için tezgâhlanan bir oyun olduğunu biliyoruz artık. Çünkü kin tutmadık, bunu bir kan davasına da dönüştürmedik çok şükür.
Suriye’deki savaş da kardeş kavgasından çıktı ve aynı dinin inanları arasında din savaşına dönüştü.
Katil Esad ve onun rejimi kalır mı, gider mi bilmem ama sanırım bunun da pek önemi kalmadı galiba. Suriye artık asla eski gücünde olmayacak bu belli.
Aynı dinin inanlarını nasıl kardeş bilirsek Suriye halkına da aynı oranda muhabbet beslemişiz.
Esad ve işbirlikçisi İran’ın mezhep yarıştırmak adına Halep’te işlediği insanlık suçunu görmezden gelemeyiz elbette.
Ama önce kendi şehit cenazelerimizi kaldıralım.
Dahası her hafta gelen onlarca şehit haberine alışmayalım.
Araya reklam alır gibi bunu unutturmak için gündemi de değiştirmeyelim.