Kanserden Kurtulmak Varken
Yazarlar // 05 Şubat 2019 Salı 22:08

Ragıp GÖKER

Dün Dünya Kanser Günüydü.

Siyasi gündemin en yoğun olduğu dönemde, kanser günüyle ilgili yazıyor olmamı yadırgayanlar olacaktır.

Kimse kusura bakmasın.

Sürekli siyasete dair yazmaktan bunaldım.

Siyasete dair öngörülerimle siyaseti takip edenler ilgilenecektir sadece ama ‘’kanser illetinden kurtulmak günümüzde artık çok kolay’’ diye yazarsam, şifa bekleyen milyonlardan sadece biri bile fayda sağlarsa, bundan mutluluk duyacağım.

Kanser çağımızın bir illeti.

Bu illete yakalananların birçoğu maalesef hayatını kaybediyor.

Tedavi süreci de uzun ve meşakkatli.

Pahalı da üstelik.

En önemlisi de, tedavi süreci hem hastalara, hem de yakınlarına ıztırap veriyor.

Bu nedenle, bugün kanser illetine dair yazacağım.

Bu illetten kurtulmak için farklı tedavi yöntemleri var.

Kemaoterapi ve radyoterapi, bilinen en yaygın uygulamalardır ancak, kök hücre nakli de, bu illetten kurtulmanın bir başka ve en etkili yöntemidir.

Kök hücre bağışçısı olmaktan korkuyor insanlar.

Bir insandan kök hücre elde etmek eskiden çok zordu, bu nedenle kokanlara hak verirdim çünkü eskiden, kök hücre leğen kemiğinden bir operasyonla alınıyordu ve bunu yapmak bağışçıya belki biraz acı verdiği doğruydu

Ve fakat.

İlerleyen tıbbi yöntemler sayesinde bir insandan kök hücre elde etmek artık çok basit hale geldi.

Tıbbın geliştirdiği bu yeni uygulamaya ‘’Periferik Yöntem’’ adı veriliyor.

Şöyle ki:

Kızılay’a gidiyor ve bağışçı olmak istediğinizi söylüyorsunuz.

Bulaşıcı bir hastalığınız yok ise ve 18-55 yaş aralığındaysanız bağışçı olmanız kabul ediliyor ve sizden hastanelerde kan verirken yapıldığı gibi bir tüp kan alınıyor.

Kan örneğiniz Sağlık Bakanlı tarafından yetkilendirilmiş Türk Kızılay’ı bünyesinde kurulan TÜRKÖK’de 10 yıl boyunca saklanıyor.

Dokularınızın dünyanın herhangi bir yerindeki hastaya uyması halinde, Kızılay sizi tekrar arayarak ‘’Halen bağışçı mısınız?’’ diye soruyor.

Halen bağışçıysanız, bu defa bir ünite daha kan alınıyor ve sırasında kök hücre de oluşturuluyor.

Bu kadar basit aslında.

Bu konuda onlarca kampanya yapılmasına rağmen, ülkemizdeki kök hücre bağışçısı artmıyor maalesef.

Necip Türk Milleti, nedense hayat kurtarmaya sıcak bakmıyor yani.

Nicedir ‘’Kök hücre bağışçısı olun’’diye çağrıda bulunuyoruz ya.

Kök hücre hangi hastalıkların tedavisinde kullanılıyor peki.

Lösemi ve diğer kan hastalıkları en bilinenleri ama uzmanlara göre, kök hücre tedavisinin kullanılabilmesi için çalışmaları devam eden diğer hastalık türleri ise şöyle sıralanıyor;

-Eklem kireçlemeleri.

-Romatizmal hastalıklar.

-Dejeneratif bel, boyun rahatsızlıkları.

-Kas, bağ yırtıkları.

-Otoimmün hastalıklar (SLE, skleroderma, hashimato vb.).

-Parkinson.

-Alzheimer.

-MS.

-İnme ve travmaya bağlı felç.

-Nöropatiler, sinir hasarları.

-Kas hastalıkları.

-Şeker hastalığı.

-Böbrek yetmezlikleri,

-Kalp yetmezlikleri.

-Karaciğer yetmezlikleri.

-Kronik obstrüktif akciğer hastalıkları (KOAH).

-Otizm.

-Yeni doğanlarda konjenital diyafragma hernisi.

-Cilt yenileme

-Kadın/Erkek seksüel disfonksiyonları.

-Lyme hastalığı