Kadim Şehir Kudüs
Yazarlar // 08 Aralık 2017 Cuma 23:01

Ragıp GÖKER

Peygamberimiz, Medine’ye hicretinden 16 yıl önce, bir gece evinden alınarak bindirildiği Burak’la Kudüs’ten göğe yükseltilmiş, Allah’ın huzuruna çıkartılmış.
‘’Miraç’’ adı verdiğimiz bu mucizevi olay nedeniyle ilk kıblemiz olmuş Kudüs,
bizim için kutsaldır.
Kutsalımıza el sürülmesini istemeyiz.
Ama ne yazık ki, 50 yıldır Siyonizm’in çirkin emellerine alet edilmek istendiği için Miraç’ın gerçekleştiği noktada inşa edilen Mescidi Aksa, işgal altındadır.
Aslında biz o topraklardan çekildiğimiz tarihten bu yana Kudüs zulüm görüyor.
İsrail’in Filistin topraklarında kurduran başta ABD olmak üzere batılı emperyalistler, ne yazık ki, Siyonizm’e hizmet ettiler.
Oysa Kudüs, biz Müslümanlar kadar Hıristiyanlar ve hatta Museviler için de kutsaldır.
Kudüs,  tek bir Allah’a iman edenlerin ortak değeri olduğu için sadece Musevilerin Başkenti olamaz.
Kudüs bütün inananların ortak değeridir.
ABD’nin Başkanı Donald Trump, seçim kampanyası sırasında, Kudüs’ü, İsrail’in Başkenti yapmak şeklindeki vaadini önceki gün gerçekleştirdi.
ABD, Tel Aviv’deki, Büyükelçiliğini Küdüs’e taşıyacak.
Trump’un, bize deli saçması gibi gelen bu kararını kabul etmemiz mümkün değil elbette.
Ülkemizde her siyasi görüşten insanın ortak tepkisi de böyle oldu zaten.
Gergin siyasi ortamın etkisiyle ‘’parçalanıyoruz’’ diye düşündüğümüz anda, Kadim Şehir Kudüs, bizi yine ortak bir değer etrafında topladı.
Arz-ı Mev'ud, yani vaat edilmiş topraklara ulaşmak, Siyonist’ler için vazgeçilmez bir ideal ve dünya görüşüdür.
En büyük destekçileri de Yahudi sermayesiyle beslenen ABD’dir.
ABD bize hep dost görünmüş ama her seferinde sırtımızdan hançerlemiştir.
Onlar için vazgeçilmez tek dost İsrail’dir.
ABD’yi yönetenlerdeki bu düşünce hiçbir zaman değişmedi, değişmeyecek.
Ülkemizi düşman işgalinden kurtarmak için başlattoğımız Kurtuluş Savaşımız sırasında Amerikan Mandasını savunanların o saçma fikirleri, bağımsızlığı savunan Mustafa Kemal’in, karşı duruşuyla püskürtülmüştü.
Kültür emperyalizminin sonucu olarak Amerikan filmleriyle yeninden sevdik Amerikalıları.
68 kuşağının gençleri 6. Filon’un askerlerini boğaza dökerken, ülkemdekilerin büyük bir bölümü, o gençleri vatana ihanetle suçlamıştı.
İsrail ve ABD hep şımarıktı ama şu sıralarda, şımarıklıklarını azgınlık boyutuna taşıdılar.
Ülkücü fikirleriyle tanınan köşe komşum Mehmet Aksoy’un bir fikri var.
‘’Kapatalım Kürecik’i, bak o zaman İsrail nasıl uysallaşacak’’ diyor.
Çok yerinde bir tespit.
Kürecik’i, emperyalistlere hiç kullandırmasaydık keşke.
Sırf İsrail’i korumak için 50 yıl önce Kürecik’te ABD’nin radar üssü kurmasına izin vermiştik biliyorsunuz.
68 kuşağının gençlerinden Sinan Cemgil ve arkadaşları o üssü protesto etmek için baskına giderken öldürüldüğünde ‘’oh olsun’’ diyenler çoğunluktaydı.
Kürecik’teki o üs, İran’ın balistik füzelerle İsrail’i vurmasını önlemek amacıyla füzesavar sistemlerle donatılarak daha da geliştirildi.
Kürecik’in kapatılmasını isteme noktasına gelmiş olmamızda önemli bence.