Kaçak Yapılar ve Şehircilik Bakanı
Yazarlar // 02 Ağustos 2017 Çarşamba 00:03

Ragıp GÖKER

‘’21 yıl belediye başkanlığı yapmış birisi olarak itiraf ediyorum; 10’dan fazla kaçak imam hatip okulu yaptırdım. İmar planına işletemedik’’
Bu sözler, Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki’ye ait.
Bunun üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanı’na sormak lazım:
‘’Sizi hangi belediye başkanı dinleyecek?’’
Dahası kaçak yapılarla mücadele eden belediye başkanı ve ona bağlı görev yapanlar, kaçak yapılaşmayla nasıl mücadele edecek?
Bundan sonra vatandaşlar, belediye başkanının sözünü dinler mi?
Bu sözleri işittiğimde aklıma, bir halk gününde, Samsun Büyükşehir Belediyesinin eski başkanı Rahmetli Muzaffer Önder ile bir vatandaş arasında yaşanan diyalogu anımsadım.
Ki; eskiden Samsun Büyükşehir Belediyesinde Çarşamba günleri, ‘Halk Günü’ yapılır. Şehrin seçilmiş Belediye Başkanı, halkın sorunlarını dinler, mevzuata uygunsa, vatandaşların sorunlarına çözüm yolu aranırdı.
O günlerde, birisi kulağına eğilerek bir şeyler söyleyince, Rahmetli Muzaffer Abi’nin rengi atmıştı.
Çok iyi tanıdığımız için sinirlendiğini anladığımız Başkan’a, ‘’ne istedi?’’ diye sorduğumuzda, aldığımız cevap karşısında biz bile şaşkına dönmüştük.
İnşaatının yarım kaldığını söyleyen adam, kaçak olarak yaptığı inşaatını tamamlayabilmek için para yardımı istemiş.
Görevi kaçak yapılaşmayla mücadele etmek olan belediye başkanından, kaçak yapı için para isteyen birinde mangal gibi bir yürek olmalı.
Ya da cahil cesareti.
‘’Yüzsüzlüğün bu kadarına da pes doğrusu’’ dediğimi dün gibi hatırlıyorum.
Belediye Başkanlarının çözmekte en çok zorlandıkları sorun, şehirlerdeki kaçak yapılaşmadır.
Belediye başkanları ister seçmenleri olsun, isterse başkasına oy versin, göreve geldikten sonra bütün hemşerilerine eşit davranmak zorundadır.
Başkanlara ‘’Şehremini’’ denmesinin nedeni de budur.
Şehri emanet ettiğimiz kişilerden, hepimize eşit mesafede olmasını bekleriz.
Mehmet Özhaseki, Kayseri Belediye Başkanlığında gösterdiği başarı nedeniyle, önce milletvekili, daha sonra da Çevre ve Şehircilik Bakanı yapılmıştı.
Turgut Özal, yıllar önce  ’anayasayı bir kere delmekle bir şey olmaz’’ demişti.
Şairin dediği gibi işte o gün, bugündür dertte başımız.
Özhaseki de kendisini, ‘’bana emanet edilen şehre İmam hatip okulları için ihanet ettim ‘’ diye savunabilir belki ama bu bile ihanete kılıf olmamalı.
Amacım, niyet okumak değil elbette ama Özhaseki’nin, belediye başkanıyken seçmenleri arasında ayırım yapmadığını nereden bileceğiz.
Özhaseki’nin görev yaptığı süre boyunca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın uygulamalarına da şüpheyle bakacağım bundan sonra.
Yazık değil mi?