İyi Yaşamak OMÜ Çalışanlarının da Hakkıdır
Yazarlar // 7 Mayıs 2021 Cuma 06:19

Ragıp GÖKER

OMÜ'de (Ondokuz Mayıs Üniversitesi) Rektörlük ile Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası arasında sağlık çalışanlarını ilgilendiren toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sonuçlanmıştı.

Hal böyle olunca konu Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na devroldu.

Sorunu şimdi Hakem Kurulu çözecek.

Ve fakat

Hakem Kurulu'ndan çıkacak karar, çalışanları memnun edecek mi, o konuda şüphelerim var.

Eskiden toplu iş sözleşmesinde anlaşmazlık oluştuğunda çalışanlar greve gidiyordu.

Alın terinin karşılığı olan ücreti alıyorlardı böylece.

Şimdilerde, eskiden olduğu gibi kolayca grev kararı alınamıyor artık.

Kimi grev kararlarının hükümet tarafından ertelendiği de biliniyor.

Günümüzde toplu iş sözleşmesi görüşmeleri başlarken ''Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'' adı altında bir kurul oluşturuluyor.

11 kişiden oluşan kurulun 7 üyesi doğrudan veya dolaylı olarak hükümet tarafından atanıyor.

Karar da kesin oluyor.

Kimseyi töhmet altında bırakmak istemem ancak, çoğunluğu hükümet tarafından atanmış bir kurulun, özellikle kamu çalışanlarının anlaşmazlıkla sonuçlanan toplu iş sözleşmesindeki anlaşmazlığın çözümü adına vereceği karar, çalışanları ne kadar memnun ederse, o kadar memnun edecektir yani.

OMÜ'lü sağlık çalışanlarının hak arama mücadelesini yazıyoruz nicedir.

Gönlümüz, çalışanların alın terinin karşılığını almasından yana ama haberlerimizi de 'Tarafsızlık ilkesini' ihlal etmeden vermeye çalışıyoruz.

Konuyu sürekli gündemde tutmamız nedeniyle mi bilmem rektörlükten geçen hafta, ''Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ile Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası arasında yapılan toplu iş görüşmeleri süreciyle ilgili basın yayın organları ve sosyal medyada tek taraflı ve eksik bilgilendirmeye dayalı haber, yorum ve değerlendirmelere yer verildiği görülmektedir. Dolayısıyla kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapma zarureti hâsıl olmuştur'' girizgahıyla başlayan ve sendikanın iddiasına rağmen çalışanlara yüksek ücret önerdiklerini anlatan bir elektronik mektup almıştık.

Rektörlük, yaptığı açıklamada, veri giriş personelinin 2 bin 969 lira olan ücretini, 3 bin 989 lira, 3 bin 172 lira alan temizlik görevlisinin ücretini 4 bin 56 lira,  3 bin 303 lira olan güvenlik görevlilerin ücretini ise  4 bin 266 lira olarak önerdiklerini açıklamıştı.

Buna karşın Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası Şube Başkanı İrfan Kalyoncu ise rektörlüğün yanıltıldığını ileri sürerek, yayınlanan ücret tablosunda, toplam bin 300 çalışandan oluşan sağlık işçileri arasında en yüksek ücreti alan 8 çalışanın maaşı ile ilgili düzenlemenin gösterildiğini söylüyor.

Kalyoncu, Bin 300 OMÜ çalışanından bin kadarının asgari ücret aldığını, rektörlüğün buna rağmen çalışanların şu an aldıkları ücretten daha azını önerdiğini ileri sürüyor.

Ücretlerin rektörlüğün açıkladığı gibi olmadığını iddia eden Kalyoncu, çalışanların şu an aldıkları ücretleri şöyle açıklıyor:

"OMÜ'de temizlik işçisi 3 bin 559 lira, güvenlik işçisi 3 bin 575 lira, veri giriş elemanı 3 bin 573 lira alıyor. OMÜ'nün teklifi ise temizlik elemanına 3 bin 366 lira, güvenlik elemanına 3 bin 382 lira, veri giriş elemanı ise 3 bin 380 lira şeklindedir. İşçilerimizin 300 kadarı da bulaşıcı hastalık risk primi almamaktadır. Çalışanlarımız adına yürüttüğümüz toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde bahse konu olan maaşlar, hesaplamalarının ortalamasıdır. Yaklaşık bin 300 çalışandan bin kadarının günlük yevmiyesi 119 liradır"

Durum bu.

Bu durumda kim haklı, hakem kurulundan önce varın siz karar verin.

Son Söz:

Emek en yüce değerdir.

Alın terinin bedeli parayla ölçülemez elbette ama ille de bir bedel ödenecekse, o bedel de, çalışanların insanca -hakça bir düzende yaşamaya yetmelidir.