İttifak Muhalefeti Ezer
Yazarlar // 15 Şubat 2018 Perşembe 08:47

Ragıp GÖKER

Devlet Bahçeli, önceki gün  ‘’Ay – Yıldız’’ şeklinde isimlendirse de, AK Parti tarafından ‘’Milli Mutabakat’’ olarak tanımlanan,  AK Parti – MHP ittifakının gerçekleşmesi için sadece iki parti arasında imzalanacak protokolün beklendiği anlaşılıyor.
Anketlerin bazıları, ittifak cephesinin yüzde 50 barajını aşacağını öngörürken, bazı anket kuruluşları ise, ittifaka rağmen iki partinin yüzde 50’yi yakalama şansını az görüyorlar.
Baskın bir erken seçim kararı alınmazsa, önümüzdeki yıl önce yerel seçimler, sonra da Cumhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte Milletvekili Genel Seçimi yapılacak.
AK Parti - MHP ittifakı esasen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel seçimi için düşünülse de, bunun provası yerel seçimlerde yapılacaktır.
İttifakın, ülke genelinde karşılığı ne olur onu bilmiyorum.
Ancak, Samsun ve bölgemizdeki illerde İttifak Cephesi karşısında muhalefet partisi adaylarının hiç şansı olmayacaktır.
Çünkü ufukta muhalefet partilerinin yerel seçimler için planlanan bir ittifak girişimi de yok.
CHP’yi ele alalım mesela.
Büyükşehir Belediyeleriyle yönetilen Samsun ve Ordu’da  ‘Sıfır’ çekmişlerdi.
MHP ise Samsun’da Asarcık’ı alarak, bir belediyeyi kazanırken, 2014 AK Parti’nin kesin zaferiyle sonuçlanmıştı.
Muhalefetin, yerel seçimlerde ittifak etmesi halinde bile iktidar cephesiyle baş etmesi zor bir ihtimalken, CHP ve İYİ Parti’nin yerel örgütlerindeki yapı nedeniyle başarı şansları azalıyor.
İYİ Parti, Samsun’da sözüm ona ilçe teşkilatları için seçim yapıyor.
Seçimleri hangi üyelerle yapıyorlar merak ediyorum doğrusu.
Üye yazmıyorlar çünkü.
Bu durumda ‘’ delegeler parti üyesi mi?’’ diye sormak isterim.
Meral Akşener’in, Samsun teşkilatını kurması için görevlendirdiği arkadaşlar, Samsun’da büyük bir küskünler ordusu yaratmıştır.
Genç ve kadın üye bulmakta zorlanan CHP’ de durum çok farklı değil.
İl Başkanlığına yeniden seçilen Tufan Akçagöz,  il kurultayında rakibine destek veren İl Kadın Kolları Başkanını, Kadın Kollarının seçimi öncesi, yeniden aday olmasını engellemek için tedbirli olarak disipline sevk etmiş.
Akçagöz’ün, Suat Binici karşısında kazandığı zaferini alkışlarken, seçimlerden sonraki tutumunu da eleştiririm.
Yöneticilere eskiden ‘’idareci’’ denirdi.
İdare eden yani.
Akçagöz, kadınlar arasındaki kavgada taraf olmuş, daha doğrusu bir kadının kaprisine boyun eğerek, bu denli basit bir krizi yönetmekte başarısız olmuştur.
İl örgütündeki krizi yönetmek yerine sayıları az olan kadın kollarında bile küskünler oluşmasını engelleyemeyen Tufan Akçagöz’ün, CHP Samsun örgütünde birliği ve bütünlüğü sağlaması beklenemez.
Demem o ki;
Toparlanmaları mümkün olmaz ise, bu iki partiden seçim başarısı beklemek fazlaca hayalcilik olur.