İşsizler üçüncü parti oldu
Yazarlar // 17 Nisan 2019 Çarşamba 08:16

Ragıp GÖKER

Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK, verilerine göre,  ülkemizde işsiz sayısı 4 milyon 668 bin kişiyle son 10 yılın en yüksek rakamına ulaştı.

Bu rakam, 31 Mart yerel seçimlerinde partilerin aldıkları oy sayıları ile karşılaştırıldığında, işsizler ordusunun 3. parti konumuna geldiği anlaşılıyor.

YSK'nın verilerine göre, 31 Mart seçimlerinde AK Parti, 20 milyon 584 bin, CHP 13 milyon 984 bin, İYİ Parti 3 milyon 460 bin, MHP ise 3 milyon 400 bin oy almıştı.

Bu durumda 4 milyon 700 bin sınırına yaklaşan issizlerin, parti kurmaları ve her birinin o partiye oy vermeleri halinde, işsizler ordusunun  üçüncü parti durumuna gelmesi demek oluyor.

İssiz sayısı artıyor.

Ülkemiz, istihdam sorununa maalesef çözüm bulamıyor.

İstihdam kampanyası başlatılmıştı biliyorsunuz.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun, iş dünyası olarak 2,5 milyon kişiyi işe alacaklarına dair Cumhurbaşkanına verdiği söze rağmen, işsizler ordusu büyüyor.

İstihdam sorununu çözmenin tek bir yolu var.

O da üretim yapmaktır.

MHP Grup Başkan Vekili olduğu dönemlerde yaptığım bir röportaj sırasında, Erhan Usta, Türkiye’nin 2007 yılından itibaren üretimden vazgeçtiğini söylemişti.

Ekonomi Bakanlığı ve DPT’de üst düzey görevlerde bulunmuş olması nedeniyle, ekonomide durumu en iyi analiz edecek uzmanlardan biridir Erhan Usta.

Usta’nın bu tespitinin yanı sıra, birçok uzmanın da ortak görüşüne göre, AK Parti, 2007 yılına kadar Kemal Derviş tarafından ortaya konulan ekonomi programına sadık kalmıştı.

Ama daha sonra birçok ülke gibi, dünyadaki sıcak para hareketinin etkisiyle, üretmeden zenginleşme fikri AK Parti’ye de cazip gelmişti.

Samsun’dan örnek verelim.

Açılan yeni bir işletme var mı?

Nüfus artarken, yeni işletme açılmadığı gibi, sanayide çok sayıda işletmenin kapısına kilit vurulduğunu gözlemliyoruz.

Ama bol sayıda dürüm dönerci açılıyor.

Bir de telefon satıcıları artıyor ha bire.

Kafeteryalar da çoğalıyor bir yandan.

İstihdamı böyle çözmeye çalışıyoruz yani.

Nasıl çözülecekse artık.

Dürüm dönerci, kafeterya sayları ve telefon satıcıları çoğaldığına göre, piyasada para da var demek oluyor.

Bu nasıl oluyor peki.

Bankalara borçlanıyoruz.

Bu durumda, icra daireleri ve haciz dosyalarının sayısı da ha bire artıyor

Demem o ki;

Üretmeden büyüyemeyiz.

Ki; nicedir üretmiyoruz.

Uzun zamandır tarım da yapmıyor bu şehir.

İşsizler ordusuna her geçen gün yeni sayı eklenmesine neden şaşırıyoruz ki..