İşsiz Sayısı Azalmış Ama Ya Kapananlar!
Yazarlar // 19 Ocak 2021 Salı 18:07

Ragıp GÖKER

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül 2019 ile Eylül 2020 arasında 15 yaş üstü çalışma çağındaki nüfusun 1 milyon 159 bin arttığını belirtirken, istihdamın ise 733 bin azaldığını bildirmiş.

TÜİK ayrıca, işgücüne dahil etmediği kişi sayısı 2 milyon 442 bin artınca işsiz sayısının da 550 bin düştüğünü iddia etmiş.

Pandemi döneminde bir çok işyeri kapalıyken ve çok sayıda insanın da işini kaybettiğini biliyorken, işsiz sayısının azaldığına dair bilgi ne kadar doğru, anlamakta zorlandım doğrusu.

TÜİK verileri tartışılıyor biliyorsunuz.

Özellikle enflasyon verilerinin inandırıcılığı üzerine çok konuşuluyor.

TÜİK. enflasyonun bir önceki yıla göre yüzde 14 dolayında arttığını iddia etmişti.

Oysa çarşı pazardaki fiyatlar aksini söylüyor.

Ayçiçek yağı geçen yıl, 35 lira dolayındaydı.

Şu sıralar marketlerdeki fiyatı 70 liranın üzerinde.

Mutfaklarda en çok kullanılan bu ürünün fiyatı, yüzde yüz artmış.

Marketlerde fiyatların şişirildiğini söyleyenler olabilir.

Semt pazarından örnek verelim o vakit.

Geçen yıl 2 liraya aldığımız domatesi 5, bu günlerde 5 liranın altında alabilen var mıdır acaba.

Hal böyleyken, TÜİK’in enflasyon verilerinin tartışılıyor olmasına da şaşırmamak gerekiyor galibe.

Bu bakımdan, bütün dünya ile birlikte ülkemizi de kasıp kavuran pandemi sürecinde işsiz sayısının 550 bin dolayında azaldığını söylemek düşündürüyor beni.

İş ve İşçi Bulma Kurumu (İŞKUR)’un önündeki kuyruklar özellikle bu pandemi döneminde daha da artmış görünüyor.

Buna rağmen, TÜİK, hangi bilgiye dayanarak işsiz sayısının azaldığını bildiriyor olabilir.

Sanırım bunu işgücüne dahil edilmeyen kişi sayısının 2 milyon 442 bin artmasına bağlamak mümkün.

Üniversitelerden mezun olan gençlere iş bulamadığımız gerçeğini kimse görmezden gelemez sanırım.

Yaklaşık 4 gençten birisi işsiz maalesef.

İşsizler ve iş arayanlar sadece gençlerle de sınırlı değil.

Yaklaşık 45 yıldır tanıdığım kahveci esnafı olan Hazım Baş’ın, 1972’de açtığı kahvehanesini Aralık sonu itibariyle kapattığını öğrendiğim de, daha kaç kişi kispetine vurmuş olabilir diye düşünmedim değil hani.

Ki;

Pandemi sürecinin en çok mağdur olan kesimiydi kahvehane ve çay ocağı işletmecileri.

Mart ayından bu yana sinek avlıyorlar.

Çoğunun işyeri kira.

Çay kahve satamıyorken, yasakların nasıl olsa bir gün kalkabileceğini düşünerek ve bunu umut ederek beklediler hep.

Kiraları da işledi bu arada..

Hükümet, Ocak ayı itibariyle 750 lira kira yardımı yapacak ama bu neye yetecek.

Sadece kahveci esnafı da değil ki pandeminin mağdur ettikleri.

Berber ve kuaförler de bu sürecin diğer mağdurları oldular.

Lokantacılar keza kan ağlayan diğer kesimdi.

Paket servisle ayakta kalmaya çalışıyorlar ama yasaklar bir süre daha devam ederse ne kadarı ‘’Pes’’ der kestiremiyorum doğrusu.

Eskiler bu gibi durumlarda ‘’Allah encamımızı hayretsin’’ derlerdi.

‘’Amin’’ demekten başka da bir şey gelmiyor elimizden.

Tek dileğimiz, insanlığın başına bela olan ve adına ‘‘covid 19’’ denilen bu illetin bir an önce defolup gitmesidir.