İnsanlığın Öldüğü Gün
Yazarlar // 06 Nisan 2017 Perşembe 08:18

Ragıp GÖKER

Ürkek bir serçe gibi eğme başını
Kaldır başını ve dimdik dur
Bu senin değil ülkemin ayıbı
Hırpalanmış yerlerinden öperim çocuk

Nazım Hikmet


Önceki gün, bir insan olarak utanç yaşadığım günlerden biriydi.
Suriye’deki iç savaşta kardeşin, kardeşi boğazlamasına alışmıştık belki ama kimyasal silah kullanmak neyin nesi.
Esad, ‘’Biz atmadık’’ diyor.
Kimin attığının pek önemi de yok.
Suriye’de insanlık öldü aslında.
İnsanlığın öldüğü gün, Samsun’da da büyük bir ayıpla yüzleştik maalesef.
Ve bu ayıp, Samsun’un yüzakı olarak bilinen 19 Mayıs Lisesinde işlendi.
Kemik kanseri olarak bilinen o illetle boğuşurken, yaşama tutunmaya çalışan Reyan Kaya adlı kız çocuğunun, iki kız öğrencinin ‘’ O’na gösterdiğiniz iltiması neden bize de göstermiyorsunuz’’ demesini mobbing olarak algılayan okul yöneticileri tarafından, çok sevdiği okulundan atıldığını işittik.
Bu durum, 19 Mayıs Liseli olmayı kendisi için gurur ve moral kaynağı olarak gören Reyan’ı son derece sarsmış olmalı ki, Amerikan Hastanesinde tedavisini üstlenen doktoru ‘’bu çocuğu üç yıldır tedavi ediyorum, çok iyi sonuç almıştık, ne oldu da bu çocuğu 10 gün içinde bu hale getirdiniz?’’ demek zorunda kalmış.
Bizim kuşağın insanları sinemada dünya klasikleri arasında girmiş olan başrolünü Sidney Poitier’in oynadığı Sevgili Öğretmenim filmini hatırlarlar.
Film, ırkçılığın hüküm sürdüğü ABD’de zenci bir öğretmenin görev yaparken karşılaştığı zorlukları nasıl aştığını anlatır.
Öğretmen olmak kolay değildir.
Kolay olsa zaten herkes öğretmen olur ama günümüzde bazı öğretmenler, bu kutsal mesleği alfabeyi ve abaküsü öğretmekten ibaret sayıyor maalesef.
Başarı öyküsünü Dünya’ya sunduğumuz Dilek Livaneli gibi öğretmeni yetiştirmiş Samsun’dan, Dünya’ya kötü örnek olarak sunacağımız bir musibetin çıkması ne kadar onur kırıcı bir durum.
Reyan’ı okuldan atan hem öğretmen, hem de bir idareci ne yazık ki.
İdareci…!
Kelime anlamı ‘’idare eden’’ demek.
Allah’ın ‘’emaneti ehline verin’’ ilahi emrine rağmen, yöneticileri ehil olanlardan değil de, iktidarlara yakın duranlardan seçmeye başladıktan sonra benzer uygulamalara sıklıkla tanık oluyoruz maalesef.
Reyan kızımız, umarın maruz kaldığı bu ayıbın O’na yaşattığı travmayı çabuk atlatır ve yaşama yine eskisi gibi sarılır.
Bu ayıp O’nun değil üstelik.
O’nu şikayet eden arkadaşlarını da suçlamıyorum.
Sonuçta çocuk hepsi.
Ama öğretmenlerin bu ayıbı işlemesini kabul edemem.
Nazım Usta’nın söylediği gibi bütünüyle ülkemin ayıbı maalesef.

*  *  *
Bana Müsaade
Yarın ailemiz için büyük gün.
Baldız ve Bacanağım’ın torunu Masal dünyaya gelecek inşallah.
Onların mutluluğuna yakından tanık olmak için bu sabah karımla birlikte İstanbul’a doğru yola çıkacağım ama referandum günü yurttaşlık görevimi yapmak için Samsun’a döneceğim hayırlısıyla.
Bu nedenle birkaç için bana müsaade arkadaşlar.
O güne kadar kendinize iyi bakın.