Haddini Bil Barzani
Yazarlar // 21 Eylül 2017 Perşembe 06:53

Ragıp GÖKER

Kuzey Irak’ta yaşayan Kürt’lerin aşiret reisinden bozma lideri Mesut Barzani, bütün tavsiyelere rağmen referandum kararından geri adım atmıyor. ABD ve İsrail’in desteğini arkasına aldığı anlaşılan Barzani, bunu savaş gerekçesi gibi gören ülkemize karşı da küstahça tavır takınıyor. İngiliz yayın kuruluşu BBC’ye verdiği bir demeçte‘’Kürdistan engellenemez, kanlı bir savaş çıkar’’ açıklamasından sonra, ‘’Bizi tehdit edenler, denesinler bakalım neler olacak’’ diyerek, küstahça tavrını sürdürdü. Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü, ulusal güvenliğimiz açısından bizim için hayati önemdedir. Irak ve Suriye’nin parçalanması demek, sınır güvenliğimizin de tehdit altına girmesi demektir. Bunu kabul edemeyiz. Ülkemiz, kendini bilmez bu şımarık aşiret reisini, o saçma kararından vazgeçirmek amacıyla diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Bunun yanı sıra silahlı kuvvetlerimiz, Irak sınırında bir süredir tatbikat yapıyor. Bu tatbikat ordumuzun gücünü göstermesi bakımından önemlidir elbette ancak, Barzani, İsrail ve ABD’nin dolduruşuyla o referandumu gerçekleştirirse ne olacak. Asıl cevap bekleyen soru da budur aslında. Büyük bir sorunla karşı karşıyayız. Barzani, kararından geri adım atmazsa ne olacak? Savaşacak mıyız sahiden. Ülkemizin güvenliğini sağlamak adına gerekirse savaşırız elbette ama tek çözüm savaşmak mıdır? Diplomatik girişimleri sürdüreceğiz elbette ancak, bu sorunu şu an için diplomasiyle çözmek zor bir ihtimal olarak duruyor. Diplomasimiz tarihinin en kötü günlerini yaşıyor çünkü. Dışişlerimiz kapımıza kadar gelen bu tehlikeyi görüp, savuşturmada başarısız olmuştur. Buna rağmen diplomasiden umudumuzu kesmeyeceğiz. Çünkü biz haklıyız. Ve de güçlüyüz. Bu şımarık aşiret reisine öncelikle diplomatik yollardan haddini bildirmeliyiz. ‘’Haddini bil Barzani’’ derken, ülkemizin, Kuzey Irak Kürt’lerinin bu bölgede huzur içinde yaşamasının teminatı olduğunu hatırlatmalıyız. Barzani, kapıları kapatıp vanaları da kısarsak, kımıldayamayacaklarını anlamalıdır. Türkiye gücünü her haliyle hissettirmeli yani.
Güle güle Reyan
Güle güle Reyan
Şu sıralar boğuştuğu kanser illeti nedeniyle radyoterapi alan babamı he gün onkoloji hastanesine götürdüğüm için o illetle savaşan her yaştan insanı görüyorum. Aralarında yaşlılar da var, gençler ve hatta çocuk yaşta olanlar da. O insanları izlerken, bir taraftan dua ediyor, bir taraftan da, ‘’yaşama sevinçlerini yitirmezler inşallah’’ diye düşünüyorum. Çünkü tıbbi tedaviler de önemlidir elbette ama kanser iletini yenmenin önemli yöntemlerinden birinin, hastaların moral motivasyonlarını yüksek tutmak olduğunu da birlim. Fotoğraflarından tanıyorum ben Reyan’ı. Daima gülümsüyordu. ‘’Bu çocuk hayat dolu, o illeti de yenecektir’’ diye düşünüyordum. Okulundan koparılan Reyan’ın moral çöküntüsü yaşadığını işitmiştim. Yaşamdan kopma nedeni umarım o saçma durumla ilgili değildir ama şu kesin ki, hayatının henüz baharındaki bir genç kızımız, yaşama daha fazla tutunamadı. Işıklar içinde uyusun.