Haydin Moskova'ya
Yazarlar // 03 Haziran 2017 Cumartesi 01:06

Ragıp GÖKER

Büyükşehir Belediyesi ve Ticaret Sanayi Odasının girişimleri sonucunda Rusline Havayolu Şirketiyle imzalanan anlaşmayla, Samsun’dan, Moskova’ya direk uçak seferleri başlatıldı.
Hafta da bir olsa da, 13 Mayıs tarihinden itibaren başlatılan seferler, Samsunluların uzun süredir beklediği bir uygulamaydı.
Bu anlaşmanın iyi tarafları da var, kötü tarafları da.
Bardağın dolu tarafından bakma anlayışımızdan yola çıkarak, konuyu önce iyi tarafından değerlendirelim.
Nazım Hikmet’in Rusya’ya kaçması nedeniyle mi bilinmez, 1980 öncesi solcuları ‘’komünistler Moskova’ya sloganıyla’’ kovalayanlar, şimdi ‘’gelin sizi Moskova’da gezdirelim’’ diyorlar.
35 yılda gelinen durum nedeniyle buna sevinelim elbette.
Sovyet Rusya dağıldığında, ülkemize gelen Rus kızlarıyla halvet olabilmek için ahırındaki iki öküzden birini satan da vardı, Fadime’nin kolundaki bilezikleri de.
O dönem çok gerilerde kaldı.
Rusya zengin bir ülke artık, halkı da zenginleşiyor.
Büyük bir Pazar var karşımızda.
Şimdi ticaret yapma zamanı.
Bir zamanlar gönül eğlendirmek için Rusya’ya giden Karadeniz erkekleri, şimdi paralarına para katma şansı bulacak.
Bu da iyi bir şey.
Bardağın diğer tarafından bakacak olursak, Rus hava yolu şirketinin, uçakta tam doluluk garantisi istediği bu anlaşmanın düşündüren tarafları da var.
Uçaklar dolu gitmiyor Moskova’ya.
Dolu da dönmüyor haliyle.
Şimdilik 5-10 koltuk ancak satılıyor.
Geri kalan koltukların parasını ise Samsun Büyükşehir Belediyesi ile Ticaret ve Sanayi Odası ödüyor.
‘’Varsın olsun’’ demeyin.
Kara kışta millet kolunu, bacağını kırarken ‘’belediyenin parasını har vurup harman savurmam ‘’ diyen başkanın, Moskova’ya boş gidip, gelen uçağın koltuklarına, belediye kaynaklarından para ödemesi ise şaşırtıcıdır.
Tezatlar ülkesiyiz.
Köprü yapıyoruz, ya da yaptırıyoruz, müteahhitlere para kazandıracak ölçüde ‘’günde şu kadar araç geçecek’’ diye garanti veriyoruz.
Halk geçiş ücretini pahalı bulduğu için köprü ilgi görmeyince de, farkı devlet kasasından ödüyoruz.
İddia doğruysa, referandum kampanyası için devlet kasasından bol keseden harcama yapan ülkemiz, her nedense, Şırnak yakınlarında 13 şehit verdiğimiz kazanın sebep olduğu helikoptere, GPS cihazı almayı ihmal ediyor.
Garip, çok garip.