Havaalanı Hukuka Muhtaç
Yazarlar // 28 Kasım 2016 Pazartesi 17:36

Ragıp GÖKER

Her işimiz tuhaf.
Can sıkıcı bir durum olsa da son yıllarda, özellikle kamuda hukuka uymamak maharetmiş gibi gösterilmeye çalışılıyor.
Konuyu Samsun özelinde değerlendirelim mesela.
Fener’deki o otel, hukuka uymuyordu.
Hukuku otele uydurdular.
Sahil yolu da öyle oldu.
Büyükşehir Belediyesi, başlangıçta adı ‘Sahil Yolu Çalışması’ olan projenin hukuk dışı bir uygulama olduğu anlayınca, en azından tabelalara ‘Sahil Düzenleme Çalışması’ yazarak, projeyi hukuka uydurmaya çalıştı.
Hukuk kurallarını arkasına dolanma hallerinin bir benzerini Saathane de yaşıyoruz.
Tekkeköy’deki Lojistik Köy Projesinin mahkemelerin yürütmeyi durdurma kararına rağmen devam ediyor olması ise bir başka örnek.
Tekkeköy örneği için ‘’Bu kadar da olmaz’’ demiştik ancak, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın havaalanı pistinin onarımı ile ilgili ihale şartnamesine uymayacağını söylemesi karşısında ‘’Pes artık’’ dememek için kendimi zor tuttuğumu söylemek isterim.
Havaalanının kapatılmasını önlemek için günlerdir çırpınıp duran birçok kişi, İhale şartnamesinde yazılanlara dayanarak, haklı gerekçeler de ileri sürüyor.
Ki; o gerekçelerden birisi ihale şartnamesinin 33-7 maddesinde ‘’Şartname konusu işlerin yapımı esnasında havaalanının yolcu ve hava trafiğinin aksatılmaması için gerekli tedbirler, yüklenici firma tarafından alınır’’ diye yazılmasını, bakanlık nasıl anladı bilmem ama biz ‘’Onarım işi, havaalanı kapatılmadan da yapılır’’ diye anlıyoruz.
Aslına bakanlık da onarımın havaalanını kapatmadan yapılacağını biliyor olmalı.
Devlet işleri ciddiyet gerektirir.
Devletin ‘’Pardon yanlış yapmışız’’ deme şansı olamaz.
İhale öncesi mutlaka bir ön çalışma yapılmıştır.
İhaleye girenlerde, o şartnamede yazılı duruma göre, teklif vermiş olmalı.
Şimdi Bakan ağzından, devlet kendi koyduğu şartlara uymayacağını söylüyor ama siz ne anlam çıkarırsınız bilemem ancak, ben bunu, ihaleyi kazanan firmaya devlet eliyle ‘kıyak çekilmesi’ olarak anlarım.
Hukukçular da öyle olduğuna inanıyor.
Samsun Baro Başkanı Kerami Gürbüz, şartnameye uyulmadığı takdire, devlet eliyle suç işleneceğini iddia ediyor.
Samsun’da birçok kişi ‘’Bakan kapatılacak’’ dediyse, konunun kapandığı görüşünü savunuyor olsa da, halk adına gazetecilik yaptığımıza inandığımız için, Bakan’ın söylediklerini kayıtsız şartsız doğru kabul etmeyeceğiz elbette.
Muhatabımız devletin bakanı da olsa, herkesin hukuka uyması gerektiğini söylemeye devam edeceğiz.