Hangi Bahçeli
Yazarlar // 10 Şubat 2017 Cuma 22:09

Ragıp GÖKER

Kendimi ‘Demokrat’ olarak tanımlarım.
Bu nedenle, benim gibi düşünmeseler de insanların siyasi tercihlerine de her zaman saygı duyduğum için önümüzdeki gümlerde yapılacak referandumda da insanların tercihini eleştirmeyeceğim.
Halk arasında bir birlerini eleştirenlere de kızmayacağım ama şunu da unutmayacağım:
Halkın tamamına yakını tıpkı 82 Anayasasına neden ‘’Evet’’ dediğini bilmediği gibi, şimdi de referandumda neyi oylayacağını tam olarak anlayabilmiş değil.
TBMM’de görüşülen anayasa değişikliği ile ilgili teklif halktan gizlenmişti çünkü.
Bu nedenle halkın tam olarak bilinçli oy kullanacağını sanmıyorum.
Halkın büyük bölümü, referandumda da oyunu siyasi eğilimlerine göre kullanacaktır.
Ve fakat.
Daha önce MHP’ye oy vermiş olanlar için durum bu defa farklı olacak.
Zira 9 Mayıs 2015 günü partisinin İzmir ve Manisa mitinglerinde konuşurken,'’Erdoğan, yasama organı Meclis’in kendi kontrolüne sokulduğu, denge, denetim ve fren sistemi olmayan, tek adam diktatörlüğü, tahtsız ve taçsız sultanlık peşinde koşmaktadır’’ diyen MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli, şimdi ise, devletin bekası için Erdoğan’ın başkanlığına ‘’Evet ‘’ diyeceklerini söylüyor.
O konuşmanın üzerinden henüz 1,5 yıl geçmişken, şimdi kendisi gibi ülkücülerin de Erdoğan’a başkanlık yolunu açacak anayasa değişikliği için yapılacak referandumda ‘Evet’ oyu vermelerini istiyor.
İnsanlar da haklı olarak, bu kadar kısa sürede ‘’Ne değişti?’’ diye soruyor.
Sahi Bahçeli’nin, Erdoğan hakkındaki düşüncelerini ters yüz edecek kadar ne değişti.
Terör mü başladı?
Ki, bu ülkede terör hiç bitmedi ki.
Hain yetiştirme konusunda bu topraklar çok verimli maşallah.
Celali İsyanlarından tutun da, Osmanlı’nın dağılış sürecindeki İngiliz ve Yunan işbirlikçileri ile Amerikan Mandacıları, 12 Eylül öncesi kardeşi kardeşe boğazlatan ve sonra da darbe yapan cuntacılara kadar nicelerini gördü bu ülke.
PKK’lı hainler de, bin yıldır süren kardeşliğimizi bozup, ülkemizi parçalamak amacıyla teröre başvuruyor.
Son yıllarda da IŞİD belası türerken, 15 Temmuz’da da içimizdeki bir başka hain örgüt olan FETÖ’nün darbe girişimiyle yüzleştik.
Bu örgütün devleti ele geçirme hevesini darbe girişiminden önce de Ergenekon ve Balyoz Kumpasları sırasında fark etmiştik aslında.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 17-25 Aralık sürecinden bu yana örgütle mücadele edilmesi için güvenlik birimlerini sürekli uyarıyordu.
FETÖ’nün beli kırıldı çok şükür.
Teröre yenilecek değiliz ya, PKK ve IŞİD’ de kendi kanlarında boğulacaktır.
Bahçeli’nin 9 Mayıs’taki İzmir ve Manisa Mitinglerini yaptığı günden bu yana çok fazla şey değişmedi yani.
Bu durumda Bahçeli değişmiş olmalı.
Ama mesele şurada düğümleniyor.
Hangi Bahçeli’ye inanacağız….!