Hanefi Avcı'yı Dinlerken
Yazarlar // 25 Temmuz 2016 Pazartesi 00:00

Ragıp GÖKER

Haliçte Yaşayan Simonlar’ kitabının yazarı, bir üst düzey polis müdürüdür Hanefi Avcı.
Bu ülkede Fetullah Gülen cemaatinin özellikle ordu, emniyet ve yargı içindeki yapılanmasını en iyi bilenlerden biridir Hanefi Avcı, Haliçte Yaşayan Simonlar kitabıyla, Fetullah Gülen cemaatinin emniyet teşkilatı içinde örgütlenme biçimini ve telefon dinlemesi dahil yasadışı faaliyetlerini anlatmıştı.
Kitabın yayınlanmasının ardından cemaatin hışmına uğrayan Avcı, ‘Devrimci Karargah’ adlı bir örgüte yardım ve yataklık etmek suçundan tutuklanıp hapse atılmıştı.
Önceki akşam, hem CNN Türk, hem de Habertürk TV’deki yayınlara katılan Hanefi Avcı, kitabına konu ettiği cemaat örgütlenmesini kendi yaşadıkları üzerinden örnekler vererek anlattı.
Avcı’yı dinlerken, yakın tarihe de bir yolculuk yapmış olduk.
Türkiye’de sağ tandanslı iktidarların, cemaatleri koruyup kolladıkları bilinir.
Süleymancılar mesela, AP ve DYP iktidarlarının gözdesiydi.
Nakşibendiler ise, Anavatan Partisinin iktidarı döneminde altın dönemini yaşamıştır.
Keza Gülen Cemaati de.
Gülen Cemaati, ülkemizde faaliyet gösteren bütün cemaatlerden farklı olduğunu da o yıllardan itibaren hissettirmeye başlamıştı.
Fatullahçılar, devletin yönetim kadrolarına yerleşmek istiyorlardı.
Gurubun, o hırs ve inançla cemaatten terör örgütüne dönüştüğünü, Eski Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ ile birlikte birçok üst düzey subay ve Türk aydının, Ergenekon ve Balyoz gibi kurmaca kumpaslarla hapse atıldığında anladık.
Örgüt, devletin en mahrem yerlerine sızmış.
Başbakan’ı ve Genel Kurmay Başkanını bile dinleyen bu terör örgütü, o bilgileri şantaj amacıyla kullandıklarında, ülkedeki büyük çoğunluk tehlikenin büyüklüğünü anlamıştı.
Örgütü çökertmek amacıyla hükümet tarafından da mücadele başlatılmıştı.
Önceki akşam Hanefi Avcı’yı dinlerken, 15 Temmuz akşamı ne büyük bir belanın eşiğinden döndüğümüzü bir kez daha anladık.
Hanefi Avcı, FETÖ’nün bastırılan bu darbe girişimi sonrasında önemli oranda gücünü yitirdiğine inanıyor.
Doğrudur.
Örgüt, finansal gücünü yitirmiştir.
Ki,
Bu büyük para gücünün büyük bir bölümü, Anadolu sermayesinden geliyordu.
FETÖ örgütüne para akışı, 17-25 Aralık sürecinden sonra büyük ölçüde zaten azalmıştı ama Cuma akşamı itibariyle bu gücünü tamamen yitirmiştir.
Bu örgüte Samsun’da şu sıralar hangi iş adamı para yardımı yapar mesela.
FETÖ’cüler, bir daha 15 Temmuz akşamındaki gibi ülkeyi derinden etkileyecek büyük bir eylem yapamayacaklardır ama ülkenin en mahrem yerlerine sızmış bir örgütün de bir anda yok olacağını sanmam.
Bir kısmı kendisini gizleyecektir.
Birçoğu da kandırıldığını söyleyecektir.
Bu nedenle, Türkiye büyük bir belayı savuşturmuş olmakla birlikte, örgüt tamamen çökertilene kadar, Türkiye için tehlike asla geçmeyecek.