Halkçı Belediyecilik
Yazarlar // 31 Mayıs 2019 Cuma 00:36

Ragıp GÖKER

Mesleğe başladığım yıllarda ki, 70’li yılların ortalarına denk gelir, Samsun Belediye Başkanı Kemal Vehbi Gül’dü.

Vehbi Bey efsaneydi.

Hani nasıl söylenir, ’nevi şahsına münhasır’ bir kişiliği vardı ve bu yapısı yönetim anlayışına da yansırdı.

Uygulamaları nedeniyle sıklıkla haberlere konu olurdu.

Birkaç kez mahkemelik olduk kendisiyle.

Yazdığımız haberler nedeniyle, DGM’de bile yargılanmıştı.

Ama bir kere bile tavır koymadı.

Çünkü haklıydık.

Vehbi Bey de haklı olduğumuzu biliyordu.

İki yıl önceydi sanırım, ziyaretine gittiğimizde helalleştik de kendisiyle.

Ters adamdı ama halkçı bir yanı da vardı.

Belediyenin halk günleri onun zamanında başlamıştı, rahmetli Muzaffer Önder de sürdürmüştü.

En azından haftanın belli günlerinde, başkanlık makamının kapıları halka açılırdı.

Biz gazeteciler de halk günlerini izlerdik.

Sorunu her ne olursa olsun, halkın şikayet konusu ettiği sorunlara şöyle veya böyle çözüm bulunurdu.

Kaçak olarak yaptırdığı inşaat için belediye başkanından para isteyen bile gelirdi.

Bir keresinde Rahmetli Muzaffer Abi’den böyle biri para istediğinde şaşkına dönmüştük ama Muzaffer Abi, buna bozulsa bile adamı Ahmet Sarı’ya göndermişti.

Yusuf Ziya Yılmaz ise seçildikten bir hafta sonra başkanlık makamını halka kapatmıştı.

Zihni Şahin’le o kapı bir kere daha açılmıştı.

Mustafa Demir seçilir, seçilmez, turnikeleri kaldırınca, halk günleri yeniden başlayacak diye düşünmüştük ama önceki gün su zammından şikayetçi olan emeklilere belediyenin kapısı bir kere daha kapanınca, turnike kaldırma işinin göstermelik olduğu ortaya çıktı maalesef.

Bürokratların şikayet dinlemediklerini zaten biliriz.

Seçilmişler halkı dinlemeli ama.

Seçilmeden önce bunun için söz de veriyorlar ancak, daha sonra verilen sözler çabuk unutuluyor.

Suya yapılan bu anormal zammı kabul etmedi Samsun halkı.

Kabul edecek gibi de görünmüyor.

Bunu yazan gazeteler belediyeye sokulmayarak, gerçeklerle yüzleşmek istenmese de halk o haberleri okuyor.

Neydi o veciz söz:

Güneş balçıkla sıvanmaz


* * *

Bana birkaç gün müsaade.


Bayram da iki gün gazete yayınlanmayacak ama ben bayram öncesi çocuklarıma geçireceğim günler için de için de bir iki gün izin istiyorum.

Bayramdan sonra görüşmek dileğiyle.

İyi Bayramlar.