Doğan’ın iki yılı için “Başarılıdır” veya “Başarısızdır” şeklinde bir değerlendirmede bulunmayacağım. Çünkü bu konuda söylenecek her söz, okuyanlar tarafından kendi meşreplerine göre değerlendirilecektir.
Konuya herkes siyasi görüşüne göre bir pencereden bakacaktır. Bu nedenle de “Başarılıdır” veya “Başarısızdır” şeklinde bir yargıda bulunmanın bir anlamı olmayacaktır.
Sandık en büyük sınavdır.
Doğan’ın görev süresine dair notu verecek olan da seçmen olacaktır.
Ve fakat… Büyükşehir Belediye Başkanlığı siyasi bir makam ve Halit Doğan da bir siyasetçi olduğuna göre, bu makama talip olduğunda Samsun’a verdiği birtakım sözler var.
Vaatlerde bulunmuştu yani.
“Metal” ya da “mental” yorgunluğu gibi bir değerlendirme yapılmaz ise ki; Yusuf Ziya Yılmaz veya İ. Melih Gökçek gibi örneklere bakıldığında geçmişte oldu böyle şeyler… Demem o ki; Doğan’ın vaatlerinin tamamını gerçekleştirebilmesi için önünde 3 yıl gibi uzun bir süre var.
Neydi bu vaatler?
Halit Doğan, adaylığı sürecinde A Haber Samsun muhabiri Mahmut Erdoğan’a verdiği röportajında, “Samsun önemli bir gençlik şehri. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Samsun’un bayramı. Hem gençlerimizin mutlu olacağı ‘petek’ projesini hayata geçiriyoruz. Petek ile dijital bir çağda yaşıyoruz. İnsanların bunlara erişebilirliği açısından sıkıntısı var. Belediye olarak tek projemizle bu erişilebilirlik sorununu ortadan kaldırmış olacağız. Bir yandan ücretsiz hızlı internete sahip oldukları mekânları, bir yandan mahalle petek projeleriyle mahalledeki çocukların, annelerimizin hayatına dokunacağız. Üretebildikleri meslek, öğrenebildikleri; çocukların okul haricinde gelerek robotik kodlamayla yazılım dersleri alabildikleri, kendilerini geliştirdikleri bir süreci sağlarken, bir taraftan dijital peteklerle teknoparklarda kendilerine yer bulamayan işletmelerin kendilerini geliştirmelerini ve Samsun’a daha fazla fayda sağlamalarını sağlamış olacağız.” demişti.
Halit Doğan, Petek projesinin yanı sıra bakıma muhtaç aileler için “Nefes” adlı bir projeden de bahsetmişti.
Fark ettiyseniz, “park-bahçe, yol-su-elektrik” bunlardan söz etmiyor; insana dokunmaktan söz ediyor.
Yani Halit Doğan diyordu ki: “Ben Mustafa Demir’den farklıyım, farklı bir başkan profili çizeceğim.”
Doğan, bu iddiasında büyük ölçüde başarılı da oldu.
Göreve gelir gelmez, Samsunspor’a uzak durmayı tercih eden Mustafa Demir’e nazire yaparcasına, Belediyeevleri önündeki o ucubenin altını “Kırmızı-Beyaz” renklerle boyayarak Samsunspor taraftarlarının gönlünü almıştı.
Aynı Halit Doğan ise Türkiye’deki en güzel kulüp tesislerinden birine sahip Samsunspor’u o tesislerden çıkarmaya çalışıyor.
Büyük bir çelişki elbette. Ancak Samsunspor’u tesislerinden çıkarma planı Mustafa Demir döneminde hazırlanmıştı. Demir döneminde de gündeme gelmişti ama şehirden yükselen tepki nedeniyle geri plana itilmişti. Şimdi yeniden raftan indirilmeye çalışılıyor olması ilginçtir.
Daha açık konuşmak gerekirse, Samsunspor’u tesislerinden çıkarmak ve benzeri birçok projenin bütünüyle Halit Doğan’ın tasavvuru olduğunu da düşünmüyorum.
Bütün bunlar bir AK Parti projesi gibi duruyor ve sanki tek merkezden yönetiliyor gibi.
Zira Kurupelit Marina projesi de daha önce hazırlanmıştı ama tepki oluşunca askıya alınmıştı. O proje de “revize edildi” denilerek yeniden raftan indirildi, biliyorsunuz.
Bayraktepe ve Kürtün Vadisi için daha önce hazırlanmış olan ama şimdilik kaydıyla rafa kaldırılmış projeler de önümüzdeki süreçte raftan indirilirse hiç şaşırmayacağım.
Demem o ki; Halit Doğan’ın 2 yıl direnebildiği anlaşılıyor.
Yoksa “2 yıl bekledi, şimdi harekete geçti mi?” demeliydim, bilemedim.
