Hakan Şükür'e Hayret Etmek
Yazarlar // 20 Ağustos 2016 Cumartesi 00:00

Ragıp GÖKER

Bir Macaristan maçı sonrası Milliyet’in spor sayfası ‘HAKAN’A ŞÜKÜR’ manşetiyle çıkmıştı.
Macar maçını O’nun attığı nefis kafa golüyle kazanmıştık.
Portekiz’de oynanan Avrupa Kupası finallerinde Belçika’ya attığı kafa golü de unutulmazlar arasındadır.
İngiltere’de Leeds United’a attığı goller de Galatasaray’ı UEFA Kupası Şampiyonluğuna taşıyan goller arasındaydı.
Milli Takımda ve Galatasaray’da müthiş oynuyor, harika goller atıyordu.
Birçok genç Hakan Şükür’e öykünmüş, O’nun gibi başarılı bir futbolcu olmayı hayal etmişti.
Çok sayıda aile, geçmişte erkek çocuklarına nasıl Metin Oktay ve Can Bartu ismi vermişse, bir dönem erkek çocuklarına Hakan adının verilmesi, Hakan Şükür’e duyulan hayranlık nedeniyledir.
Herkes başarılı olmak ister.
Başarılı insanı taklit edilme nedeni de budur.
Gençlerimizi koruyup kollamalıyız.
Hakan Şükür’ü koruyamamışız ama.
Böylesi başarılı bir gencimiz nasıl olup da FETÖ’nün kucağına düşmüş hayret.
Hakan Şükür gibi başarılı birçok sporcunun da geçmişte FETÖ’ye hayranlık duyduğunu biliyoruz.
FETO’nun kendisine hayranlık duyan başarılı gençleri ağına çekmek için fırsat kolladığı biliniyor zaten.
Birçoğu nedamet getirmiş.
Spor sayfaları, pişmanlık açıklamalarından geçilmiyor.
Bu nedenle başarılı gençlerin tuzağa düşürüldüğünü anlıyoruz
Ve fakat
Hakan Şükür’de en ufak bir pişmanlık gözlenmiyor.
BU bakımdan O’nun tuzağa düşürülmediğini, kendisinin bilerek ve isteyere örgüte girdiği anlaşılıyor.
Babası tutuklandı geçenlerde.

Mal varlığına da el konulduğu açıklandı.
Yurt dışında olduğu için henüz kendisi yakalanmadı ama yakalama emri çıkarıldığını biliyoruz.
Dün bir TV kanalında Hakan Şükür’ün FETÖ’nün dizinin dibinde, O’na methiyeler düzerken görüntülenen bir haberin videosu gösteriliyordu.
O görüntüler beni hem üzdü, hem de korkuttu.
Sakın yanlış anlaşılmasın, Hakan Şükür’ün başına gelenlere üzülmedim.
Üzüntüm, geçmişi başarılarla dolu bir Türk gencinin terör örgütünün ağına düşmüş olmasınadır.
Çocuklarımızı ve gençlerimizi korumalıyız.
Aileler, çocuklarının terör örgütlerinin kucağına düşmesini önlemek için azami özeni göstermelidir.
Ama bu gençlerin korunması konusunda devlete de önemli görev düşüyor.
Günümüzde her ilde bir üniversite kuruyoruz ama aynı oranda yurt binası yapmıyoruz.
FETÖ ve terör örgütleri de bu açığı kullanıp çocukları ağına düşürüyor zaten.
Gençlerimizi FETÖ gibi terör örgütlerinin ağına düşmekten korumak için, başta İstanbul olmak üzere üniversite yaptığımız her ilde öğrencilere yetecek kadar yurt binası yapmalıyız.
Testi kırılmadan önlem almalıyız yani onu söylemek istiyorum.