Güzelim sahilimiz yok oluyor
Yazarlar // 16 Haziran 2020 Salı 11:58

Ragıp GÖKER

Atakum’daki sahil yolu.

Pardon.

“Sahil Düzenlemesi” diyecektim.

Sahile yol yapılamazdı değil mi.

Bunun için Samsun Büyükşehir Belediyesinin önce “Sahil Yolu” adını verdiği

projenin adı, sahile yol yapılamayacağı gerçeği hatırlatılınca, “Sahil Düzenlemesi”

olarak değiştirildi.

Bu proje için bir şehir karşı çıktı.

Aralarında mimarı, mühendisi..

Ve dahi çevrecisi..

Herkes yani.

“Yapmayın” dedi.

Karadeniz’in kendisinden alınanı, bir gün mutlaka geri isteyeceği gibi bir gerçeği

biliyordu çünkü işin uzmanları.

Yanlış, sahile yol yapmakla başlamadı aslında.

Dereköy Balıkçı Barınağı’yla başladı her şey.

Güneş yüzünü az biraz gösterdiğinde, birçok Samsunlu gibi sahilde alırım soluğu.

Karım çay demler.

Çörek de pişirir.

Çayımızı termosumuza doldurur.

Çöreğimizi, çörek yapmamışsak simidimizi alır, sahile gideriz.

Ve her seferinde de, sahili bu hale getirenlerin yedi ceddine duamızı ederiz.

Karadeniz.

Sahili yok ediyor.

Hatay’ın Samandağ ilçesindeki sahil, 14 Km. uzunluğuyla ülkemizdeki en uzun sahil

olarak bilinir.

Liman için sahilimiz doldurulmadan önce inanıyorum ki en uzun sahil bizimkiydi.

İnce kumlu hem de.

Kurupelit sahilinin taşlık alanı kesiyor olmasa, bu haliyle bile en uzun sahil bizimkidir

diye iddia edebilirdim ama Karadeniz’in kendisinden aldığımızı geri istemesi

nedeniyle sahilimizi kayalarla doldurmak zorunda kalmamızdan sonra bunu iddia

edemem artık.

Balıkçı barınağının yapılmasıyla başladı bozulma bunu biliyoruz ama sahilin

bozulması, yol yapımı ve daha sonra da, Kurupelit’e marina yapımıyla devam etti.

Marina da başka alem.

Marina diye yapıldı ama küçük balıkçı kayıklarına bir sığınak oldu çünkü.

Kum doluyor marinaya.

Dolayısıyla tortu oluşuyor.

Temizlemek için de her yıl para harcanması gerekiyor.

Büyükşehir yönetimi, bu durumla baş edemeyeceğini anlamış olmalı ki, marinayı

tümden toprakla doldurmayı planlıyor.

Ancak, bu durum da, baştan yapılan bir yanlışı, başka bir yanlışla ortadan

kaldırmaktan öte başka bir anlam taşımaz.

Bu projelerden her biri,sahilin bozulması sırasında bir birini tetikliyor.

O manzarayı görünce canımın yandığını hissediyorum.

Sahilimizin göz göre göre yoklaması.

Daha doğrusu yok edilmesine üzülülüyorum elbette.

Bu durum Samsun’un büyük bir kaybıdır.

Çobanlı sapağına kadar sahilde bir sorun görünmüyor şimdilik.

Ve fakat.

 

Dereköy’den itibaren, Kurupelit ve hatta Atakent sahiline kadar yer yer kumsala

devasa kaya parçaları dökmek zorunda kaldı Büyükşehir.

Özellikle Çatalçam ve Kurupelit ile Atakum sahilleri için geçmiş olsun demek lazım.

En çok da oralarda çuvalla para harcayarak ev yaptıranlara acıyorum.

Yazık değil mi…

Bütün bu yapılanlara baktığımızda da.

“Değdi mi şimdi” diyorum.

Sanırım büyük çoğunluk böyle düşünüyor.