Gülsan’ı Mahkeme Korudu
Yazarlar // 28 Aralık 2017 Perşembe 08:01

Ragıp GÖKER

H.HALK Gazetesi, Gülsan Sanayi Sitesinin yıkımıyla ilgili sürecin başından beri takipçisiydi.
Bu konuda çok sayıda haber gazetede manşet olurken, bu fakirin köşesindeki yazıları takip edenler de, konuya dair çok sayıda yorumu okumuştur.
MHP Samsun Milletvekili Erhan Usta’nın, meseleyi Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsüne taşımadan önce esnafları dinlediği gün ben de sanayideydim.
Sohbet sırasında ‘’buradaki işyerleri yıkılacak’’ dediğim bir esnaf, ‘’o biraz zor’’ diye tepki vermişti.
Esnaf arkadaşın o tepkisini işitince ‘’neye güveniyor olabilir acaba’’ diye düşünmüştüm.
Önceki gün Büyükşehir Belediyesinin, Gülsan için yaptığı imar planının, mahkeme tarafından iptal edildiğini, hatta kararın kesinleştiğini ve sürecin sil baştan olduğunu öğrenince, o arkadaşın neden böyle konuştuğunu anlamış oldum
Halkımız, yaşanan bir dizi olumsuzluğa rağmen adalete hala güveniyor ve Türk Yargıçları’nın ferasetine inanıyor.
Çok mutlu oldum.
Gülsan’ın, Samsun’u yönetenlerin egosuna kurban edilmekten kurtarılmasına elbette sevindim ama halkımızın Türk Adaletine duyduğu güven beni daha çok sevindirmiştir.
Şimdi ne olacak?
Gülsan’da süreç bundan sonra nasıl işleyecek?
Mahkeme planı kesin olarak iptal ettiğine göre, Büyükşehir yönetimi için iki seçenek var.
Seçeneklerden biri, yeniden bir plan hazırlayıp, bu planı Büyükşehir Belediye Meclisinden geçirmektir, ancak bu seçeneğin uygulanması uzun zaman alacağı ve yeniden esnaf direnciyle karşılaşma ihtimali de olduğu için, belediye yönetiminin bu seçeneğe göre hareket edeceğini sanmam.
İkinci seçenek ise esnafla uzlaşmaktır.
Büyükşehir belediyesinin bu güne kadar hiç başvurmadığı seçenek onlar için akla en uygun olanıdır.
Gülsan’ı yıkılmak isteniyorsa, esnafların aş ve ekmek kapısı olan işyerlerinin bir benzerini yapıp teslim etmek gerekiyor.
Biliyorsunuz çok sayıda örneğinde tanık olduğumuz gibi Samsun’da  ‘’yaptım oldu’’ anlayışı hakimdir.
Belediye, projelerinde halkın görüşünü almazken, mimar ve mühendislerin görüşlerine de itibar edilmiyordu.
Projeler hazırlanırken bir yarışma açılması ve bunun için oluşturulacak jüride Mimarlar Odasından temsilcilerin bulundurulması gibi bir zorunluluğa rağmen buna hiç uyulmadı Samsun’da.
Bu nedenle birçok proje mahkeme duvarına tosladı.
Atakum’daki Sahil Yolu bu durumun en çarpıcı örneğidir.
Ki, sahile yol yapmanın yasak olduğunu inşaata sürerken fark eden belediye yetkilileri, projenin adını ‘Sahil Düzenleme Çalışması’ olarak değiştirmişlerdi ama konunun, Samsun’un ‘Direnen Kadın’ olarak tanıdığı Avukat Melike Özman tarafından Bimer’e gönderilmiş, mahkemeler tarafından proje iptal edilince, yol yapımı da durmuştu.
Saathane’de de duvara tosladı Büyükşehir ama Lojistik Köy Projesi ise mahkemelerin durdurma kararına rağmen devam etti.
Gülsan kararı, Büyükşehir ‘in bundan sonraki uygulamaları için yol haritası niteliğinde olacaktır.
En azından böyle olmasını umuyorum.