Gülsan da Mahkemeye Tosladı
Yazarlar // 10 Mart 2017 Cuma 23:34

Ragıp GÖKER

Samsun’da işler ‘arapsaçı’ gibi
Bir gün önce yazdığım, ‘’nasıl bir şehirde yaşıyoruz’’ başlıklı yazımın mürekkebi kurumadan Hedef HALK, dün ‘BÜYÜKŞEHİR’E YARGI ŞOKU’ manşetiyle çıktı.
Büyükşehir GÜLSAN’da da mahkeme duvarına toslamış.
Samsun 2. İdare Mahkemesi, Büyükşehir Belediyesinin Gülsan Küçük Sanayi Sitesinin bulunduğu alanda ‘Kentsel dönüşüm’ uygulamak amacıyla yaptığı imar planını hukuka aykırı bularak iptal etmiş.
Mahkemelerin verdiği kaçıncı iptal kararı ben sayamadım.
Ha bire mahkeme duvarına toslanıyorsa, bir yerlerde yanlış yapılıyor olmalı.
Bazen yanlış kararlar çıkıyor olsa da, mahkemeleri denetleyen kurumlar da var.
Haksızlığa uğradığını düşünenler, Yargıtay veya Danıştay’a başvurarak temyiz yoluyla kararın düzeltilmesini sağlayabiliyor.
O nedenle ‘’adaletin terazisi doğru tartar’’ inancıyla hepimiz mahkeme kararlarına inanırız ve uygulanmasını bekleriz.
Hoş, Parkomat uygulamasının iptali gibi bazı kararlarda temyiz yolunu kapatan kesin hükme rağmen, mahkeme kararlarına uyulmuyor bu şehirde.
Mahkemelerde yargıçların arkasındaki duvarda ‘’ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR’’ diye yazar.
Mülk, ‘’Devlet’’ demek.
Adaleti esas alan kurucu irade, mahkeme kararlarının devlet eliyle uygulanmasını da güvence altına almış.
Bu nedenle ‘’Devlet vatandaşını mağdur etmez’’ şeklindeki ana ilkeye güveniriz.
Özellikle idare mahkemelerindeki kararların çoğunlukla vatandaşın lehine çıkmasının asıl nedeni de budur.
Misal, Aşağıçinik’in merasında Lojistik Köy kurmayı planlayan, şehrin yöneticileri, mera alanının projeyi uygulamak için yeterli olmadığı anlaşılınca, vatandaşların tapulu arazilerine de göz koymuşlardı.
Devletin vatandaşını mağdur etmeyeceği ilkesinden hareket eden mahkeme de, köylüleri haklı bulmuştu.
Ancak ‘Ovaların Korunması’ adı altında bir uygulamayı başlatan Bakanlar Kurulu,  ovalarla ilgili daha önce alınmış bütün kararların düşmüş sayılacağına dair bir maddeyi de bu uygulama kapsamına alınca, mera davası da düşmüş oldu.
Köylüler meralarını kurtaramadı ama tapulu arazilerinin akıbeti henüz bilinmiyor.
Canik’teki sanayi sitelerinin şehir dışına taşınması konusu da bu şehirde uzun süredir tartışılıyor.
Gülsan’da kentsel dönüşüm uygulamak isteyen Büyükşehir,  esnaflara ‘’mülklerinizi terk edin’’ diyerek tebligat bile göndermişti.
Esnafların Gülsan’daki işyerlerini boşaltması isteniyor ama kendilerine yer gösterilmiyor.
Esnaflar toplumun dinamiklerinden sayılır.
Esnaf çökerse hepimiz çökeriz aslında.
Hükümet de, esnafların ağır ekonomik koşullar altında ezilmesini önlemek amacıyla önlemler alıyor.
Ama Büyükşehir yönetimi, hem hükümetin bu çabasını, hem de daha önceki örneklerde de olduğu gibi ‘devlet vatandaşını mağdur etmez’ ilkesini unutmuş görünüyor.
Bu durumda da mahkeme duvarına toslaması da kaçınılmaz oluyor.
Ben şimdi aslında, Büyükşehir, Gülsan’da mahkeme kararını dinleyecek mi, yoksa dükkanları esnafın başına mı yıkacak onu bekliyorum.