Göksel Neden Gitti
Yazarlar // 20 Ocak 2018 Cumartesi 21:53

Ragıp GÖKER

AK Parti İl Başkanı Muharrem Göksel gidecek mi kalacak mı, tartışmaları,  önceki akşam Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Hakan Karaduman’ı atamasıyla son buldu.
Hakan Karaduman’ı kutlayıp, atamanın Samsun’a hayırlı olmasını dilerken, Göksel’in koltuğunu neden kaybettiğini konuşmadan da geçmemek gerektiğini düşünürüm.
Muharrem Göksel, İl Başkanı olurken, Hakan Karaduman da O’nun ekibindeydi. Göksel gidene kadar da, Göksel’in yardımcısıydı ama ikili arasındaki ipler daha önce kopmuştu.
Karaduman Başkanlığındaki il yönetimi,  AK Parti’yi 2019 seçimine hazırlayacak ekip olması nedeniyle, atama çok önem kazandı.
Demokrasiye inanan biri olarak, AK Parti’de il yönetiminin atamayla değil seçimle göreve gelmesini isterdim ama teşkilattaki mevcut yapı nedeniyle böyle bir uygulama gerekli görüldü.
Ki; Göksel’in görevden alınıp, yerine Karaduman’ın atanması da, Göksel’in neden olduğu teşkilat yapısındaki bozulma nedeniyledir.
Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, AK Parti Teşkilatı, 2019 süreci başlarken Göksel’e güvenmemiştir.
Oysa İl Başkanı olduğu sürece Muharrem Göksel, seçimlerden hep başarıyla çıkmış bir yöneticiydi.
Genel seçimde partisinin sandalye sayısını 6’dan, 7’ye çıkaran ekibin başında o vardı.
Referandum sonuçlarında da görece başarılıdır.
Öyleyse neden O’nun yönetimindeki Samsun teşkilatının kongreye gitmesine izin verilmedi?
Aslında bu kararı kolay vermedi AK Parti.
Bunun için kaç kez temayül yoklaması yapıldı, ben sayamadım.
‘Abi Formülü’ bile düşünüldü ki, bu formülün tutmayacağı zaten en başından belli oldu.
Bu arada tabanda karşılığı olmayan bazı Milletvekillerinin, pozisyonlarını koruyabilmek adına Göksel’in görevde kalması için, Genel Merkez’e baskı yaptıkları görüldü.
Son temayülde bile Göksel’in teşkilatta çok sevildiği imajını oluşturabilmek için yoğun çaba gösterdiler.
Oysa Göksel, görevde kaldığı süre boyunca hiçbir toplantıyı tam kadro halinde yapamadı.
Birlikte seçim kazandığı ekibini bile küstürdü.
Toparlayıcı değildi.
Adil de olamadı.
Bu süreçte Göksel’in en büyük yanılgısı ise, parti tabanında karşılığı olmayan bazı güç odaklarına yaslanarak, pozisyonunu koruyabileceğine inanmasıdır.
Bu durumda şu soru da yanıt bekliyor.
Göksel’i koruyamayan o güç odakları, 2019 sürecinde kendi pozisyonlarını koruyabilecekler mi?
Teşbihte hata olmaz özdeyişinden yola çıkarak, ‘’Bir musibeti bin nasihatten evladır ‘’ diyelim ve süreçte yaşananlardan ders çıkarır umuduyla, AK Parti’nin çiçeği burnunda İl Başkanı Hakan Karaduman’a başarı dileyelim.