Göksel Bindiği Dalı Mı Kesiyor?
Yazarlar // 27 Ocak 2017 Cuma 22:21

Ragıp GÖKER

Sözlükler demokrasiyi ‘’dünyadaki tüm üye veya vatandaşların, organizasyon veya devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olduğu bir tür yönetim biçimidir’’ diye tarif ediyor.
Kişinin kendisi gibi düşünmeyene tahammül edebilmesi demek yani ama demokrasilerin olmazsa olmazlarından gördüğümüz siyasi partilerdeki demokrasi anlayışına ise şaşırıyorum.
Bir il başkanın, aynı amaca hizmet etmek için seçildiği arkadaşlarını bir süre sonra ‘’uyum sağlayamıyoruz’’ gibi bir gerekçeyle görevden almak istemesi demokrasinin hangi kuralına uyar.
Mesela, Ak Parti Samsun İl Başkanı Muharrem Göksel, listesini kendi elleriyle yaptığı il yönetiminden kovulmalarını istediği arkadaşlarıyla ne gibi bir görüş ayrılığı yaşamış olabilir?
Aralarında FETÖ’cü varsa o başka.
Ve fakat
Göksel’in, devletin içinde büyük bir temizliğin başladığı sürecin başlangıcında  ‘’AK Parti de FETÖ’cü yok’’ demesi hafızalarımızdaki tazeliğini koruyor.
Yönetimden uzaklaştırılmalarını istediği kişilerin AK Partili olmadığını iddia edemeyeceğine gore başka ne gibi gerekçeler ileri sürülebilir acaba diye kendime sorarken, aklıma gelen ilk ve tek gerekçe şu oldu:
İl Başkanlarının gönlünde hep bir sonraki seçimde milletvekili olmak yatar.
Göksel de, bu amaca ulaşmasında Fuat Köktaş’ı tek engel olarak görebilir ki, Köktaş’ın adamları olarak bilinen bazı kişileri daha once yönetimdeki aktif görevlerden uzaklaştırması bu iddiamızı kuvvetlendiren ilk işaretti.
Köktaş’ın Samsun teşkilatları üzerindeki etkisi bilinir ama Fuat Köktaş’ın, Muharrem Göksel yönetimindeki AK Parti Samsun İl Yönetiminin, ilk seçimde başarısız olması gibi bir duruma düşmesini istemeyecektir.
Buna rağmen Köktaş’a yakınlığı ile bilinen Havza İlçe Başkanı ile Atakum ilçe Başkanı ve yönetimlerinin istifasını istemesini de başka türlü anlamlandıramadım.
Göksel bunu ne amaçla yapmış olabilir.
Köktaş’ın etkisinde olduğunu düşündüğü teşkilatın geçmişteki seçim başarılarını gölgede bırakmayı istemiş olabilir ama o teşkilat yönetimi yerel seçimlerde 17 ilçeden 16’sında belediyeleri kazanmış, genel seçimlerde de yüzde 63 oy oranına ulaşmıştı.
Göksel, yerel seçimlerde Asarcık’ı da alarak bütün belediyeleri AK Partili yapar mı bilemem ama genel seçimde yüzde 63’ü koruması bile O’nun için büyük başarı sayılacaktır.
Göksel, Köktaş’ın ulaştığı başarıyı yakalayamazsa bu durumda faturanın doğrudan kendisine kesileceğini de biliyor olmalı.
Siyasetin uzun soluklu bir yarış olduğu kabul edilir.
Bu nedenle siyaseti uzun yıllar sürdürebilmek için siyaset adamlarında hırslarını kontrol etmeleri vehırslarının aklın önüne geçmemesi istenir.
Göksel’in Başkanlık Sistemini de içeren Yeni Anayasa için referanduma gidilirken yaptığı bu hamlenin doğru mu yanlış mı olduğuna dair ilk işareti üç ay sonra görmüş olacağız ama O’nun için asıl sınav seçim sonuçları olacaktır.
Göksel bindiği dalı mı kesiyor bunu anlayacağız yani