Gerginlik Politikası Kimseye Yaramıyor
Yazarlar // 07 Ekim 2018 Pazar 08:32

Ragıp GÖKER

Şehir dışında olmam nedeniyle iki gün yazamadım ama gündemden de uzak kalmamaya çalıştım.

Önce, Batman’dan gelen şehit haberiyle sarsıldım.

Yüreklerimize kor ateş gibi düşen haberlere göre, önceki gün cennetteki ebedi istirahatgahlarına uğurladığımız aziz şehitlerimizden biri de Samsun’un evladıymış.

Ladik’te toprağa verdiğimiz Samsunlu evladımız gibi, yitirdiğimiz tüm şehitlerimize Allah’tan dilerim.

Başka bir şey de gelmiyor elimizden.

Ertesi gün ise bir gurup kendini bilmezin, Meral Akşener’in evini bastıklarına dair haberleri işitince de ‘’nereye gidiyor ülke?’’ dedim.

200 yılı aşkın siyaset geleneğimiz var ama siyasette hoşgörü ortamını oluşturamıyoruz.

Gerginlikten beslenen bir siyasi yapımız var.

Rahmetli Turgut Özal’a ‘Çankaya’nın Şişmanı’ yakıştırmasını yaptık ama hoşgörüden yoksun söylemlerle beslenen siyasetimiz Özal’a o yakıştırmayı yapmakla başlamadı aslında.

Özal da o eleştirileri çok önemsemedi zaten.

‘’Alışırlar, alışırlar’’ diyerek geçiştirmişti bunları.

Rahmetli Süleyman Demirel’in Cumhurbaşkanlığı döneminde aralarındaki buzlar erise de, 70’li yıllardaki, Bülent Ecevit ve Süleyman Demirel asındaki gergin ortam nedeniyle ülkenin sorunları çözülemez hale gelmiş, bunu fırsata çeviren cuntacılar da, ülkeyi 12 Eylül’e taşımışlardı.

Demirel, Ecevit’in sandıkta kendisini yenerek Başbakan olarak çıkmasını hiç kabullenmedi.

Ecevit’e, hiçbir vakit ‘’Başbakan’’ demedi, bunun yerine, hep ‘’Hükümetin Başı’’ diye hitap etti.

Demirel’in, kendisine karşı takındığı bu tavra rağmen Rahmetli Ecevit ise, Demirel’e karşı hep kibardı.

O vakitler iki lider arasındaki gerginliğe kızıyorduk belki ama şimdikileri görünce, onları, el yüzsuyu olarak kabul edebiliriz.

Haber bültenleri.

Hırsız..!

Cibiliyetsiz..!

Zürriyetsiz..!

Gibisinden suçlamalardan geçilmiyor.

Bir nesil bunlarla büyüdü.

Akşener Vakası, MHP’de bölünmelere neden oldu.

Devlet Bahçeli, Meral Akşener’in kendisine rakip olmasını hiç hazmedemedi.

Bahçeli, Akşener’i FETÖ’cü olmakla suçlarken, Akşener de, Bahçeli’ye ‘Sarayın Yancısı’ yakıştırması yapıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki kan davasına dönüşmüş kavgadaki söylemler sokak dilinde bile kullanılmazken, Bahçeli ve Akşener kapışması ise, siyasi ortamı iyice gerdi.

Bahçeli’den, Akşener’in ‘’Sarayın Yancısı’’ yakıştırmasına, ‘’İşte siyaset sanatı budur’’ diyebileceğim, bir yanıt beklerdim.

Ama o ne yaptı.

Sopa gösterdi.

Birileri de, durumdan vazife çıkarcasına, o sopayı alarak, Akşener’in evinin önüne gitti.

MHP suçluyu bulmuş.

Üsküdar İlçe teşkilatını görevden alınmış.

Dosya kapandı şimdi öyle mi?

Gerildik biz.

Çare Demokrasi.

Temeli de hoşgörü..

Geçmişte kaldı belki ama ‘Çankaya’nın Şişmanı’ suçlamasına karşı, Özal’ın ‘’Alışırlar, alışırlar’’ gibisinden tavrıyla oluşan politik ortamı özlüyorum.

Ya siz.