Gaziantep'te Deprem
Yazarlar // 12 Mart 2018 Pazartesi 17:51

Ragıp GÖKER

Gaziantep’te yaşanan iki nokta bir şiddetindeki deprem bir şehrin halkını komaya sokarken, stadyumdaki kırmızı-beyaz ve siyahlı forma giymiş 11 adamı da çimlere gömdü.

Besim Durmuş hafta içinde ‘’genç oyuncuları çok koşuyorlar’’ demişti.

Belliki korkmuştu.

Lig’den düşmesi kesinleşmişti oysa Gaziantep’in.

Biz ise bataklığa düşmüş birinin çaresizliğiyle kurtulmaya çalışıyorduk.

Kurtulmak için çabalarken daha da batıyoruz aslında.

Sezonun sonu yaklaşırken sadece bir kez, o da kendi şehrinin takımını yenebilmiş Gaziantepspor’a, iki gol yiyerek yeniliyorsak, sözün bittiği yerdeyiz aslında.

Bu maç için teknik analiz yaparken ne yazacağız.

Ununu elemiş, eleğini de duvara asmış Sifakis’i bu takıma birinci kaleci olarak transfer edenlerin yedi ceddine rahmet okuyarak başlasak, bunun kime ne faydası var.

Yediği iki golde yıkımın baş mimarı Sifakis’ti ama tek başına suçlu da o değil aslında.

Kimse bana Ercan Yazıcı ve Furkan Köse’nin beklenmedik sakatlıkları nedeniyle oynayamamasının şanssızlığımız olduğunu söylemesin.

Gaziantepspor’a yenildik beyler.

Lig’den düşmesi kesinleşmiş Gaziantep maçındaki kişiliksiz futbolun nedenleri arasında orta alan kurgumuzun bozulmak zorunda kaldığından falan da söz edilmesin.

İkinci yarı da Kenan Karışık ve Jhon Chıbuıke’yi orta alana, sakatlanan Jonathan Ayite’nin yerine Muhammet Beşir’i santrafor oynattık da ne oldu.

Gaziantep karşısında ‘Beşlik’ olmadıysak sevinelim.

Haftaya Bolu gelecek.

Böyle oynarsak elek oluruz.

‘’Demedi’’ demeyin.

Gaziantep’te yaşanan depremin etkisinden kurtulur muyuz, bilemem.

‘’Allah yardımcımız olsun’’ diyeceğim ama hikmetinden sual olunmaz Yüce Rabbim de, çalışana yardım eder.

Öyle değil mi….!