Fikri ve Vicdanı Hür Nesil
Yazarlar // 09 Kasım 2016 Çarşamba 09:02

Ragıp GÖKER

‘’Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz’’ dediğinde, bu ülkede demokrasinin ne anlama geldiği henüz bilinmiyordu.
Hoş şimdi de bilinmiyor ya.
Sahi, ‘’Benim gibi düşünmeyene tahammül edebiliyor muyum?’’ diye kendinize sordunuz mu hiç.
78 yıl önce yitirdiğimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, Cumhuriyeti, dolayısıyla da demokrasiyi, her fikre hürmet etmek olarak tanımlamasının üzerinden yaklaşık 80 yıl geçmiş.
Çok partili demokrasiye Atatürk’ü kaybettikten 8 yıl sonra geçmişiz.
Kaç seçim yaptık tam olarak bilmiyorum.
Demokrasimiz, FETÖ’nün son başarısız girişimiyle birlikte 3’ü teşebbüs halinde kalmış askeri darbeler ve muhtıralarla imtihan olmuş ama ülkemde halen ‘düşünce’ suç olarak görülüyor.
Oysa bu ülkeyi kuran ‘O büyük adam’ Öğretmenlere hitabet yaptığı bir konuşmada ‘’Muallimler, Cumhuriyet sizden, fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister’’ demiş.
Milenyumun 16. yılını devirmek üzereyiz ama düşüncesini açıkladığı için aralarında gazetecilerin de bulunduğu yüzlerce insan zindanlarda ömür tüketiyor.
Hür düşünceye tam olarak halen tahammül edemiyoruz yani.
Ulu Önderimizi ebediyete uğurladığımız 10 Kasım 1938’in üzerinden 78 yıl geçmiş.
Milletine âşık biriydi Atatürk, onun içindir ‘’Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem olmak üzere, Türk MiIIetine canımı vereceğim’’ deme erdemini de göstermiştir.
Böyle söylemiş olmasına rağmen bu ülkede Atatürk’ü sevmeyen, hatta nefret edenler var ama bir taraftan, her 10 Kasım’da Anıtkabir’e yüzbinler akın ediyor.
Zor günlerden geçiyoruz.
Bağımsızlığımızı, yedi düvele karşı savaşarak kazandık.
Şehit kanlarıyla sulandı bu topraklar.
Hala da şehit veriyoruz.
Bir tarafta bölücüler, bir tarafta kökten dinci guruplar, bir taraftan da devleti ele geçirmek amacıyla paralel yapı kurmuş terör guruplarıyla mücadele ediyoruz.
Düşmanlarımız şunu unutmasın, Ulu Önder’in “Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” diye tarif ettiği bu millet, vatanının tehlikede olduğunu düşündüğü o an bir ve bütün olur.
Bunu en son 15 Temmuz gecesi dosta düşmana gösterdik.
‘’Benim naçiz vücudum, elbet bir gün toprak olacak, ama Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşayacak’’ diyerek bu dünyadan göç eden Ata’mıza borcumuz var.
Bu ülkeyi böldürmeyeceğiz.