Evlilik Programları
Yazarlar // 17 Mart 2017 Cuma 21:59

Ragıp GÖKER

Televizyonlardaki evlilik programlarını onaylamam mümkün değil ama programların devlet eliyle yasaklanmasını da kabul edemem.
Böyle programları izletmemenin yöntemi halkı bilinçlendirmek olmalıdır.
Bir zamanlar dolar bulundurmak yasaktı.
Sıkıyönetimli yıllarda eski vilayet binasının karşısında büfesi bulunan bir arkadaşımız üzerinde dolar bulunduğu için hapis yatmıştı.
Yabancı sigara satışı da yasaktı.
Ama 5 kişiden ikisi, yurda kaçak sokulan yabancı sigaralardan içiyordu.
Polis baskınlarında uyuşturucu da ele geçirilirdi ama beş baskından 4’ünde ya silah, ya da sigara yakalanırdı.
İnsanlar bir şekilde silah ediniyordu.
Yabancı sigara da tüketiliyordu.
Piyasada silah da vardı, sigarada yani.
Ama bu ticaret birilerini zengin ederken devlet, yasal dayanağı olmadığı için bu ticaretten tek kuruş vergi alamıyordu.
Turgut Özal’ın Anap’ı iktidara gelince, önce ‘Türk Parasını Koruma Kanununda’ yapılan değişiklikle döviz bulundurmak suç olmaktan çıktı.
Sonra yabancı sigaranın ithalatı serbest bırakıldı.
En sonunda da valilikler eliyle silah ruhsatları dağıtılmaya başlandığında öteden beri yasal olmayan yollardan yapılan bu ticaret, yasal zemine oturtulmuş oldu.
Sigara sağlığa zararlıdır elbette içilmese iyi olur ama ne yazık ki tüketiliyor.
İnsanlar bir şekilde silah da ediniyor maalesef.
Yasak kalkınca kaçakçılık da önlenmiş oldu ve böylece devlet de o tarihten sonra sigara ve silah satışından vergi almaya başladı.
Yasakla bir yere varılamayacağı anlaşılmıştı yani.
Radyo ve Televizyonların yayını da devlet tekelindeydi biliyorsunuz.
Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal ve Cem Uzan’ın ortaklaşa kurdukları Star 1 TV, yayıncılık alanındaki devlet tekelini kıran özel televizyon kanalı oldu.
Sonra da FM bandı üzerinden özel radyolar yayına başladı.
Samsun’da yerel radyo ve televizyonlar kurulmuştu.
Bu satırların yazarı da o yerel televizyonlarda yıllarca program yaptı.
TRT’yi devlet finanse ediyor.
Elektrik faturaları üzerinden alınan TRT payı ile biz bile TRT’ye para akıtıyoruz hala.
Ama yüzlerce özel televizyon kanalının, yayınlarını sürdürebilmek için para kazanmaktan başka şansı yok.
Reklam verenler reytingleri takip ediyor.
En çok reklam geliri de en çok izlenen programa gidiyor.
Halkımız okumuyor.
Kitap okumaktan söz etmiyorum sadece.
Gazete bile okunmuyor bu ülkede.
Haber programları da izlenmiyor haliyle.
Türk halkı, bazı dizilerin yanı sıra aralarında evlilik programlarının da bulunduğu realty şovları izliyor.
Reklamlarda o programlara gidiyor.
Eğitim politikalarını devlet belirler.
Dolayısıyla halkın eğitilmesinden de devlet sorumludur.
Cehalet okumakla da geçmiyor ama Türk İnsanı olarak iyi eğitim almadığımız da bir gerçek.
Bir dönem pornografik yayınlar poşete konularak satılıyordu ama pornografik yayınların satışını azalmadı, aksine bu uygulama satışları patlattı.
Evlilik programları gibi realty şovların izlenmeni istemiyorsak, bunu yasakla yapmamalıyız.
Eğitim şart yani.